Düşük dereceli spoiler alarmı.
Seksenlerde yaşayan Eleanor sıradışı görünüşü ve en önemlisi "okuldaki yeni kız" olması nedeniyle daha ilk günden dışlanıyor. Hatta okula adım atmadan önce. Düşünüyorum da biz de liseli olduk ama hiç böyle öcüler yoktu sınıflarda. En fazla kişiye uzaktan kötü bakışlar atılır, arkasından dedikodu yapılırdı. Ben mi şanslıydım yoksa onlar mı şansızlar? Senelerdir bu tip hikayeler okuyorum ve Hollywood ziyadesiyle yansıtıyor ama yine de Amerikan gençlerinin acımasızlığı beni etkiliyor. Velhasıl, Eleanor da yeni okuluna adım attığı andan itibaren klasik bir zorba kurbanı oluyor.
Annesi Amerikan değil Asyalı olduğundan Park da çok farklı durumda değil. İlk başlarda Eleanor da dahil olmak üzere diğer herkese için o sadece "Asyalı çocuk". Amerika ve meşhur ırk ayrımı... Neyse ki Park saçma sapan laflar edildiğinde sakin kalmayı ve sinirlenmemeyi tercih ediyor. Eleanor ile tanışana dek tabii. İşte o zaman, farklı sebeplerle de olsa dışlanmış iki genç bir araya gelince Park insanların bakışlarından rahatsız olmaya başlıyor. Duyduğu kahkaha seslerine farklı anlamlar katıyor. Sanki herkes onlardan bahsediyor, onlarla dalga geçiyor. Bazı durumlarda bunun çok da fantastik bir fikir olmadığını da görüyoruz.


