zombi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zombi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2013 Pazartesi

İnceleme: Çürük ve Harabe

Yaşayan ölülerin dünyayı istila ettiği belalı İlk Gece'den sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.



*Düşük dereceli spoiler alarmı.
Kendilerini bir anda zombi cehenneminde bulan talihsiz insanlar, birçok kayıp verdikleri ve böylece yaşayan ölüler ordusunu istemeden genişlettikleri son savaşlarında kendilerine güvenli bir bölge oluşturmayı da başarmışlar. Artık Çürük ve Harabe olarak bilinen ölü toprağın sınırında tellerle ve muhafızlarla çevrili ilkel kasabalarında dış dünyayı görmezden gelerek ve kimi zaman olanların faturasını birbirlerine keserek yaşamayı tercih ediyorlar. Kimse zombilerden bahsetmek dahi istemiyor.
Bay Santorini ömrünün yarısını insanların evlerine elektrikli aletler kurarak geçirdi. Ama bu şeytanın işidir. Ve şimdi o, affını şeytanın içkisinde arıyor ve Rabb'in tüm gazabını göstereceği cehennemde uzun bir süre geçireceği gerçeğinden kaçmaya çalışıyor. Eğer onun gibi imansızlar olmasaydı, Yüce Tanrı cehennemin kapılarını açıp insanlığın krallığını alaşağı etmek için lanetlenmişlerin ordularını göndermezdi.

13 Kasım 2013 Çarşamba

For Review: "Çürük ve Harabe"

For Review
Teşekkürler Parodi Yayınları!

(Blogumda incelemem için yayınevinden gönderilen kitap)




Ağustos ayından beri bloguma konuk etmek üzere kitap kabul etmiyordum. Çünkü kısıtlı vaktime değecek, takipçilerimin ilgiye değer bulacağı ve görüşlerimi yazıya dökmek isteyebileceğim türden kitaplar çıkmıyordu karşıma. Dün kargo paketinden çıkan kitap, işte bu tanımlara birebir uyuyor.



VampirellaninGuncesi'ni Takip Etmeye Devam Et!

23 Mart 2013 Cumartesi

İnceleme: Sıcak Bedenler

Ölü bedende çarpan kalp.




R, tıpkı diğer ölü arkadaşları gibi geçmişini hatırlamıyor. Adının tamamını bir türlü denkleştiremediği için ona "R" olarak seslenmek zorundayız ve birbirimize ısınmamız vakit alacak gibi görünüyor. Çünkü birçok şeyle birlikte konuşmayı da unutmuş.



Edatlar ıstırap verici, artikeller zahmetli, sıfatlar neredeyse imkansız. Bu dilsizliğin sebebi fiziksel mi? Ölü olmanın pek çok semptomundan biri mi bu da? Yoksa mesele sadece söyleyecek sözümüzün kalmamış olması mı?


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...