hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2018 Pazartesi

3 Gün Telefonsuz Nasıl Geçer?

Android telefonum geride bıraktığımız cuma günü şaşırtıcı bir kararla istifa etti. O günden beri bir cep telefonum yok ve bu sürede neler olup bittiğini size bu yazıda anlatacağım.



Android işletim sistemli en iyi telefon üreticisinin Sony olduğunu iddia edecek değilim ancak ilk günlerde Xperia M5 modelinden  epey memnundum. İki seneyi birlikte geçirdik ancak bu sürenin son çeyreğinde gittikçe artan sorunlar beni hem bu modelden hem de bu markadan soğuttu diyebilirim. Ne mi oldu? Mobil ortamda, her gün olmasa da aktif sayılabilecek kadar kullandığım tek sosyal medya ağı Instagram'da telefonumun donması pek mühim değildi ancak bunun sadece haritaya bakarken olması (bir keresinde yolda durup üç defa telefonun kapanıp açılmasını beklemem gerekmişti) benim için sorun teşkil ediyordu. Zaman içinde telefonun sorunları katlanarak arttı. Aslında o ana dek gayet memnun olduğum kamerasını kullanırken de donmaya başladı ve bir ara cihazın şarj olurken yüzde 70 civarında pes ettiğini fark ettim. En son ise bir uygulama esnasında ziyadesiyle yorulduğunu ve daha fazla çalışmaya kat'iyen devam edemeyeceğini vurgulayarak kendini kapattı ve ne kadar ısrar ettiysem de inadından dönmedi. Bir süre geçtikten sonra Sony'nin çevrimiçi yardım sayfalarında gördüğüm bir öneriyi uygulayarak geçici bir çözüme kavuştum; telefonu açmayı başardım fakat bu durumdan epey rahatsız olmuş olacak ki birkaç dakika içinde tekrar kapandı. Ondan sonra ne yaptıysam açılmadı ve açılmayacağına olan inancım artınca garanti süresi bitmiş telefonumu bir tamirciye götürdüm. Bana kalırsa bazı bulgular sorunun bataryasında olabileceğini işaret ediyordu ancak sorun daha derindeymiş. En azından bana söylenen buydu.

3 Mart 2016 Perşembe

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #26: Ether One

Hisleri anlamak ve empati kurmak, önyargılardan kurtulmak, kalıpların dışında düşünmek, yaratıcı olmak, farklı olmaktan korkmamak, birey olmak... Kişiyi değerli kılan yetilerin edinilmesinde ve geliştirilmesinde sanatın yol gösterici ve yüreklendirici rolü yadsınamaz. Sanatın birçok formunun bir araya gelmesiyle oluşan oyunlar da bizi hissetmeye, düşünmeye, keşfetmeye ve anlamaya sevk edebilir. 

Bir adventure/exploration oyunu olan Ether One, demans olarak bilinen hastalığın, yani bir tıp sözlüğüne göre "zihinsel işlevlerde organik kökenli ağır bozukluk sonucu hafıza karışıklığı, unutkanlık, dikkat gücü ve süresinde azalma, oryantasyon bozukluğu, kişilik değişimi ve depresyon ile belirgin durumun" ne olduğunu ve bununla mücadele eden bir hastanın neler yaşadığını göstermeyi amaçlıyor. Daha da iyisi, bu hastalığın semptomlarını ortadan kaldırmayı amaçlayan bir ekibin parçası olmamızı sağlıyor. 


Ether One'da sadece sesini duyduğumuz Phyllis isimli bir bilim kadını bizi bir demans hastasının zihnini araştırmaya davet ediyor. Böylece özel bir koltuğa oturuyor ve maceraya atılacağımız Pinwheel isimli bir maden kasabasına ışınlanıyoruz. İlk bakışta neredeyse hiçbir şey yokmuş gibi dursa da yakından bakıldığında yaşamın izi her yerde. Evet, bir zamanlar burada insanlar yaşamış, başlarından kimi yıkıcı kimi mutluluk verici olaylar geçmiş ve giderken değerli anılarını bırakmışlar. Kasabada, rıhtımda, madende dolaşıyoruz. Bulduğumuz gazeteleri, açık bırakılmış kitapları ve notları okuyoruz. Telesekreter mesajlarını dinliyoruz ve mektuplara göz atıyoruz. Fiziksel olarak tamamen yalnız kalsak da ara sıra etkileşime geçtiğimiz nesnelerle Phyllis'in bize tekrar seslenmesini sağlıyoruz. Pinwheel'deki görevimiz büyük önem taşıyor. Anıları kurtarmak elimizde.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...