skandal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
skandal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2017 Perşembe

New York Times Çok Satan Kitaplar Listesi Ne Kadar Güvenilir?

Kabul etmeli ki bir kitabın adı New York Times'ın meşhur çok satan kitaplar listesinde göründüğü anda hem söz konusu kitap hem de yazarı çoğumuzun ilgisini çekiyor. Hiçbir şey için değilse bile nasıl bu listeye girebilecek kadar çok okura ulaştığını merak ettiğimizden kitabı şöyle bir karıştırmak istiyoruz. Bunu çok iyi bilen yayıncılar, yazarlarına PR kampanyaları yürütmeleri konusunda baskı yapmakla birlikte kesenin ağzını epey bir açmayı da ihmal etmiyorlar. Ancak bu liste, birazdan okuyacaklarınızdan sonra üzerinizdeki etkisini bir nebze yitirebilir. 

Olay, Lani Sarem isimli, ilk defa duyduğumuz bir yazarın Handbook for Mortals isimli, ilk defa duyduğumuz kitabının son günlerin gençlere yönelik en popüler romanlarından biri olan The Hate U Give/Sessiz Kalma!'yı gazetenin genç yetişkin kitaplarına özel listesinin zirvesinden indirmesiyle başladı. Bir film projesi de bulunan The Hate U Give/Sessiz Kalma!, az değil, tam yirmi beş haftadır listede mutlu mesut duruyordu üstelik.


Nasıl olmuştu da bu kitap sessiz sedasız listenin tepesine kurulmuştu? Genç yetişkin yazarlarından Phil Stamper'ın attığı tweet'e bakılırsa bu hiç de kolay bir iş değildi. Çünkü kitabın çıktığı hafta içinde yaklaşık beş bin adet satması gerekiyordu. Dahası Stamper, söz konusu kitabın ne Amazon'da ne de baktığı Barnes & Noble mağazalarında bulunduğunu söylüyordu. Neredeyse hiç kimsenin duymadığı, büyük alışveriş zincirlerinde varlığı kanıtlanamayan bir kitap nasıl liste başı olabilirdi?

18 Kasım 2015 Çarşamba

Fuardaki Can Yayınları Standında Neler Oldu?



34. İstanbul Kitap Fuarı, kitap severlerin büyük bir kısmı için mutlu anılara vesile olmuştur. Fakat hepsi için aynı şey söz konusu değil. 




14 Kasım Cumartesi günü henüz on üç yaşında bir çocuk kitap almak için Can Yayınları standına gidiyor. Ne oluyorsa artık stand görevlileri birden çocuğu hırsızlıkla suçluyor ve gömleğini çıkarttırıp herkesin önünde üstünü arıyor. Sonuçta yabancı gözlerin önünde acımasızca hırpalanan çocuğun hırsızlık yapmadığı ortaya çıkıyor. Ancak görevliler bir özür bile dilemiyorlar. Üstüne çocuğa sözleriyle eziyet etmeye devam ediyorlar.

Peki, bu stand görevlilerini kim görevlendiriyor? Asıl "görevli" ve dolayısıyla sorumlu kim? 

O gün orada değildim. Çoğunluk gibi ben de olayı sosyal medyadan öğrendim ve çok üzüldüm. Toplumu ilgilendiren olaylardaki duruşuyla takdirimi kazanan ve edebiyatla birlikte anılan bir yayınevine kesinlikle yakıştıramadım, hayal kırıklığına uğradım.

29 Ekim 2014 Çarşamba

Ekran Başında: Bill Cosby ve Lekelenen Çocukluk Anılarımız

Yazıma hiçbir ünlüye hayran olmadığımı belirterek başlamak istiyorum. Fandom, bana göre bir kavram değil. Genç Marlon Brando'nun dünyanın en güzel ünlüsü olduğunu düşünüyorum. Grace Kelly'nin tepeden tırnağa hoş ve zarif olduğunu düşünüyorum. Ancak bu "fan olmak" değil; bu insanlara hayran değilim. Gözümde kimse idolleşmiyor. Diğer yandan, bir de sevmek var. İster istemez çok sevdiğin filmlerdeki, dizilerdeki oyuncuları da seviyorsun. Bazen biraz, bazen çok. Ya kendine ya çok sevdiğin birine benzetiyorsun. Aynı senin gibi, aynı onun gibi. Sadece yetişkinlik hayatında değil çocukken de bazı ünlüleri sevmiştin. Mesela, Bill Cosby'yi. Büyüdüğünde o çocukluk anılarının lekelendiğini görmek işte bu yüzden berbat bir şey.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...