Kast sisteminin hakim olduğu, monarşiyle yönetilen ve
ABD'nin
küllerinden doğan bir ülke düşünün. Sefalet ve açlık halkın çoğu için acı bir gerçek.
America Singer,
işte böyle bir ülkenin gelecekteki liderinin gönlünü kazanabilirse, sadece kendisinin değil, ailesinin ve sevdiklerinin yarınlarını da değiştirebilecek.
Benimle evlenip, her gün üşüyüp, açlık mı çekeceksin? (Aspen)
*Düşük dereceli spoiler alarmı.
"Aşk mı para mı?" sorusuyla binlerce kez karşılaşmışsınızdır. İçinizden "Tabii ki" ile başlayan bir cümle kurduğunuzu hissedebiliyorum. America Singer'ın ise gerçekten bu zorlu seçimi yapması gerekiyor. Çünkü, aşık olduğu ve birlikte bir gelecek hayali kurduğu sevgilisi Aspen'ın sosyal statüsü kendisininkinden bile daha düşük; genç adam, hizmetçilerin/uşakların ait olduğu bir sınıfa mensup. Durumları öyle çetin ki, America yemediği yemekleri saklayarak sevgilisinin karnını doyuruyor. Çünkü, açlık belirli bir sınıfın altındaki insanlar için günlük hayatın gerçeği.
Durumlarının ne kadar vahim olduğunu gören Aspen, hepimizin içini burkarak, America'nın "Seçim" için şansını denemesi gerektiğini söylüyor. Çünkü, o da America'nın geleceğinin, kendisiyle birlikte olmaya devam ettiği takdirde pek de parlak olmayacağını biliyor.