4 Temmuz 2012 Çarşamba

İnceleme: The Selection

Kast sisteminin hakim olduğu, monarşiyle yönetilen ve ABD'nin küllerinden doğan bir ülke düşünün. Sefalet ve açlık halkın çoğu için acı bir gerçek. America Singer, işte böyle bir ülkenin gelecekteki liderinin gönlünü kazanabilirse, sadece kendisinin değil, ailesinin ve sevdiklerinin yarınlarını da değiştirebilecek.




Benimle evlenip, her gün üşüyüp, açlık mı çekeceksin? (Aspen)


*Düşük dereceli spoiler alarmı.

"Aşk mı para mı?" sorusuyla binlerce kez karşılaşmışsınızdır. İçinizden "Tabii ki" ile başlayan bir cümle kurduğunuzu hissedebiliyorum. America Singer'ın ise gerçekten bu zorlu seçimi yapması gerekiyor. Çünkü, aşık olduğu ve birlikte bir gelecek hayali kurduğu sevgilisi Aspen'ın sosyal statüsü kendisininkinden bile daha düşük;  genç adam, hizmetçilerin/uşakların ait olduğu bir sınıfa mensup. Durumları öyle çetin ki, America yemediği yemekleri saklayarak sevgilisinin karnını doyuruyor. Çünkü, açlık belirli bir sınıfın altındaki insanlar için günlük hayatın gerçeği.

Durumlarının ne kadar vahim olduğunu gören Aspen, hepimizin içini burkarak, America'nın "Seçim" için şansını denemesi gerektiğini söylüyor. Çünkü, o da America'nın geleceğinin, kendisiyle birlikte olmaya devam ettiği takdirde pek de parlak olmayacağını biliyor.





Dinle beni, kedicik. Kazansan da kaybetsen de sen benim için daima bir prenses olacaksın. (America'nın Babası)


35 kız. Hepsi birbirinden güzel ve alımlı. Yine hepsi, Illea ülkesinin veliaht prensi Maxon'a ve tabii ki kraliyet tacına sahip olabilmek için gerçekleştirilen ön elemeleri kazanıyorlar. Diğer 34 kızla birlikte, America da "Big Brother/Biri Bizi Gözetliyor" evini andıran, kameraların günün belirli saatlerinde çekim yaptığı saraydaki yerini alıyor. İşte böylece, sarayda yaşanan kıyasıya rekabeti, entrikayı ve prensin gönlünü kazanabilmek için yapılan türlü oyunları okumaya başlıyoruz.

Prens Maxon, America'nın tahmin ettiği gibi "korkunç" bir insan olmadığını kanıtlıyor. Hali hazırda hoş görüntüsünden etkilenen kesim hepten abayı yakarken, America işleri ağırdan alıyor. Aklında hala Aspen olduğu için Prens Maxon'a, "sadece arkadaş" olabileceklerini ve kızlar arasında seçim yapması için öğütlerde bulunabileceğini söylüyor. Tabii ki ne Prens ne de Aspen kolay kolay vazgeçecek cinsten adamlar değiller. Kitap, her iki yakışıklının içten içe süren rekabetine de sahne olmaya başlıyor.



Sen ağlayan kadınlar görünce ne yapacağını şaşırıyorsun, ben de prenslerle yürüyüşe çıkınca. (America)


Kitap boyunca, saraya birçok kez saldırı düzenlendiğine şahit oluyoruz. Nasıl oluyorsa, asiler bir yolunu buluyor ve sarayın içine kadar giriyorlar. Bu saldırıların, Kuzey ve Güney kesimde yaşayan iki farklı asi grubunun planladığı eylemler olduğunu öğreniyoruz. Fakat bizler de aynı Prens Maxon gibi, tam olarak ne istediklerini bilmiyoruz.

Kitapta, Illea'nın kuruluşuna dair kısa bilgiler de yer alıyor. Prenses adayı leydilere verilen derslerde, borç batağındaki ABD'nin Çin hükümeti tarafından devrildiğini, daha sonra Rusların saldıraya geçtiğini ve en sonunda Illea'nın meşhur bir önder eşliğinde bağımsızlığını ilan ettiğini öğreniyoruz.  Bu detaylar, okumakta olduğumuz kitabın hala bir bilim kurgu olduğunu bizlere hatırlatıyor. İlginç bir nokta daha var: ülkede kimsenin "tarih kitabı" yok. Kral, insanların Illea'nın tarihine dair kısıtlı bilgi sahibi olmasını istiyor gibi gözüküyor.

Kitabın kurgusu, okurken zamanın nasıl geçtiğini unutturacak türden. Öyle ki romanı bitirmek için sabahlayabilirsiniz. The Selection birçok yönden 2012'nin en başarılı genç yetişkin romanlarından bir tanesi olduğunu hissettiriyor. Kitabın sonuna geldiğimizde, America'nın kendi bağımsızlığını ilan ettiğini görüyor ve gelecekte yapacağı seçimleri merakla beklemeye başlıyoruz.


Orijinal Adı: The Selection
Yazarı: Kiera Cass
Anahtar Kelimeler: Aşk, Yoksulluk, Rekabet, Hırs, Kader.
Puan: 5

5 yorum :

  1. Cok guzel bir inceleme olmus. Kitap gel beni oku diyor resmen. Hikaye o kadar guzel ki. Ben de her an baslayabilirim ingilizcesinden okumaya.

    YanıtlaSil
  2. kitabı D&R da bulamadım nerden alabilirim?

    YanıtlaSil
  3. prenste yaklaşık olarak kızla aynı yaşta mı ? :D çook büyükse bunu okumak sıkar beni de :)

    YanıtlaSil
  4. herkezin yourmu gibi benimkide ellerine sağlık ile başlayıp, " :D " İLE biticek sanırım. Çünkü ön okumayı okudum ve Aspen, AHH ASPEN!!!! O nasıl bir çocuk yaa.. ama eminimki yazarlaırn hepsidne olduğu gibi aspen varken maxona geçirttiricek ve maxon olucak yakışıklımız sonrada aspen e kayıcak. işte ben bunu sevmiyorum ma aşk üçgeni vaz geçilmez :D

    YanıtlaSil

Linkwithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...