puan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
puan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2014 Perşembe

BaşaSar: Aralık 2013



Requiem = 5
Asylum = 3
No One Else Can Have You = 3
Not a Drop to Drink = 4


Bu listeye şöyle bir bakınca 2013'ün son ayında kayda değer kitaplar okuduğumu düşünüyorum. Özellikle, Delirium serisini sonlandıran Requiem ve senenin en iddialı kitaplarından Not a Drop to Drink gözünüze takıldıysa, mutlaka okuyun derim. 2014'e daha da güzel kitaplarla başlamak dileğiyle. = )

18 Aralık 2013 Çarşamba

İnceleme: Not a Drop to Drink

Pişmanlık, savunacak hiçbir şeyi olmayan insanlar içindi.




Su kaynaklarının hızla tükendiği bir dünyada çocukluğu, başlarını soktukları evi ve önündeki pek kıymetli göleti ele geçirmek isteyenleri ve bir şekilde tehdit oluşturanları avlayarak geçen Lynn, artık usta bir nişancıya dönüşmüştür. Çünkü su ve yiyecek bulabilmek için gece gündüz dolaşan vahşi hayvanlardan daha korkunçtur çaresiz insanlar.

15 Aralık 2013 Pazar

İnceleme: No One Else Can Have You

Küçük kasabada büyük cinayet.




Kathleen Hale'in ilk romanı, tüyler ürpertici bir imgeyle açılıyor. Altı yüz seksen sekiz nüfuslu küçük bir kasabada büyük bir cinayet söz konusu olan. Fakat böylesine ciddi bir açılış yapan kitap, ilk başlarda aralara serpiştirilmiş gibi duran komedi kırıntılarına, ilerleyen sayfalarda kendini tamamen teslim ediyor.

9 Aralık 2013 Pazartesi

İnceleme: Requiem

Gerçekten mutlu son diye bir şey var mı?




Düşük dereceli spoiler alarmı.

Böylesine göz korkutan ve saat misali tıkır tıkır işleyen bir distopya kurduktan sonra serinin son kitabında olayların nasıl bir sonla bağlanacağını, karakterlerin ve en önemlisi bu ruhsuz düzenin akıbetinin ne olacağını merak ederek kitabı okumaya başladım. Daha önce, konunun bir benzerinin işlendiği Matched/Eşleşme serisinin birçok açıdan hayal kırıklığı yaratan son kitabında tecrübe ettiğim okuma deneyimi ve internette bu kitap için yazılıp çizilenler aklımda soru işaretleri oluşturmuyor değildi. Fakat finalde Lauren Oliver, çizgisini bozmadan tüm Delirium serisini okutmayı ve kalemine olan inancımı sarsmayan bir duruşla son noktayı koymayı başardı.
A path and a road for everyone… and for some, a path straight into the ground.

18 Kasım 2013 Pazartesi

İnceleme: Çürük ve Harabe

Yaşayan ölülerin dünyayı istila ettiği belalı İlk Gece'den sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.



*Düşük dereceli spoiler alarmı.
Kendilerini bir anda zombi cehenneminde bulan talihsiz insanlar, birçok kayıp verdikleri ve böylece yaşayan ölüler ordusunu istemeden genişlettikleri son savaşlarında kendilerine güvenli bir bölge oluşturmayı da başarmışlar. Artık Çürük ve Harabe olarak bilinen ölü toprağın sınırında tellerle ve muhafızlarla çevrili ilkel kasabalarında dış dünyayı görmezden gelerek ve kimi zaman olanların faturasını birbirlerine keserek yaşamayı tercih ediyorlar. Kimse zombilerden bahsetmek dahi istemiyor.
Bay Santorini ömrünün yarısını insanların evlerine elektrikli aletler kurarak geçirdi. Ama bu şeytanın işidir. Ve şimdi o, affını şeytanın içkisinde arıyor ve Rabb'in tüm gazabını göstereceği cehennemde uzun bir süre geçireceği gerçeğinden kaçmaya çalışıyor. Eğer onun gibi imansızlar olmasaydı, Yüce Tanrı cehennemin kapılarını açıp insanlığın krallığını alaşağı etmek için lanetlenmişlerin ordularını göndermezdi.

3 Ekim 2013 Perşembe

3 Eylül 2013 Salı

29 Temmuz 2013 Pazartesi

İnceleme: Weather Witch

Her şey bir doğum günü partisinde başladı.


*Düşük dereceli spoiler alarmı.

1844 Philadelphia'sında elit bir ailenin genç kızı doğum günü partisi düzenliyor. Herkesin uzun süre konuşacağı bu parti süresince, genç kız ve en yakın arkadaşı her şeyin mükemmel olmasını istiyorlar. Fakat hiçbir şey bekledikleri gibi olmuyor, hatta bu parti bir felaketi de beraberinde getiriyor.

23 Temmuz 2013 Salı

İnceleme: Prophecy of the Sisters

Biri iyiliğin, diğeri kötülüğün temsilcisi iki kız kardeşin kaderi.



*Düşük dereceli spoiler alarmı.

19.yy'da geçen bu gotik masalın, aynı Lia ile Alice isimli varlıklı ikiz kardeşlerin kaderini bağlayan, kendi kuyruğunu yutan yılan gibi kendine has bir çekiciliği var.

Kehanet, büyü, astral yolculuk... Bu öksüz ve yetim kız kardeşler, görünürde ne kadar birbirlerine benziyorlarsa da karakter olarak fazlasıyla farklılar. Kitabın gözü Lia, iyi niyetin vücut bulmuş hali gibi. Diğer yandan Alice, sanki her davranışıyla kötülüğü çağrıştırıyor. Şu tam olarak adını koyamadığınız ama sezdiğiniz türden kötülük, işte bu kızın doğasında var. Her ne kadar bağlar artık kopma noktasına gelse de Lia kitap boyunca kız kardeşinin "iyileşmesini" umduğunu hissettirirken Alice de türlü çabalarla Lia'yı yoldan çıkartmaya çalışıyor. Bu, klasikleşmiş kardeş çatışmasından fazlası, çünkü ortada ucu çok eskilere uzanan bir kehanet var ki ikisinin de kaderini bir noktada kesiştiriyor.

21 Temmuz 2013 Pazar

İnceleme: Pandemonium

Diren. Özgürlüğün için.



*Düşük dereceli spoiler alarmı.

Delirium'un devam kitabını elime ilk aldığımda, dikkatimi ilk çeken şey bölümlerin ilk kitaptan farklı şekilde yapılandırılması oldu: "Now" ve "Then" başlıkları altında toplanan bölümler, art arda geliyor ve Lena'nın direnişçilerle geçen hayatı öncesi ve sonrası ile ele alınıyor. Kitaba farklı bir ritm kazandıran bu yapısal değişiklik, gerilimin arttığı sayfalarda bir "arkası yarın" efekti oluşturuyor.

9 Temmuz 2013 Salı

İnceleme: Gölge ve Kemik

Halkının kaderi, yeteneklerinden habersiz genç bir kızın ellerinde.



Biz büyücü değiliz. Yüce Bilimlerin uygulayıcılarıyız. Bu ülkenin ve krallığın güvenliğini sağlıyoruz.

The Grisha serisinin ilk kitabı Shadow and Bone/Gölge ve Kemik'de The Shadow Fold/Karanlıklar Diyarı, cani yaratıklarıyla Ravka halkının kökünü kurutmaya hazırlanıyor. Tüm bunları durdurabilecek güce sahip olduğu ortaya çıkan "haritacı kız" Alina ise seçilmiş Grisha'ların dünyasına adım atıp hem kendini hem de halkının geleceğini kurtarmaya çalışıyor.



Dünyayı kurtarmaya çalıştığımı söylesem, bana inanır mısın?


Leigh Bardugo'nun romanının tadını ilk yüz sayfadan sonra almaya başlıyorsunuz. Yaratılan dünya ne kadar ilgi çekici olsa da belirli bir alışma süresi gerektiriyor. Okurken ara sıra kitabın en başında belirtilen Grisha sınıflarına ve haritaya göz atmakta fayda var.

12 Haziran 2013 Çarşamba

İnceleme: Fettan

Gloria, Clara ve Lorraine'in 1923 Chicago'sunda partiler, erkekler ve sırlarla dolu yaşamları.



1920'lerde hükümet tarafından yasaklanan alkol, dünyanın en meşhur gangsterlerinden Al Capone'un yasadışı alkol ticaretiyle zirveye yükselmesine, hatta TIME dergisinin kapağına çıkmasına kadar varan bir dizi olayla sonuçlanmıştı. Çünkü yasaklar daima cezbeder ve insanları ne kadar yasaklarla dize getirmeye çalışırsan, o kadar kontrol edemeyeceğin ve neticede pişmanlık duyacağın olaylarla karşılaşırsın. İşte 1923'de geçen Vixen/Fettan'da mafyanın işlettiği gece kulüplerinde alkol su gibi akıyor, dönemin tutucu kesiminin şiddetle kınadığı jazz müzik icra ediliyor, kısacık saçları ve havalı elbiseleriyle flapper'lar gönüllerince eğleniyorlar.

18 Mayıs 2013 Cumartesi

İnceleme: Asla Pes Etme

Never Fall Down/Asla Pes Etme, tarihin en kirli sayfalarında yer alan soykırımlardan birini, verilere göre 3.3 milyon Kamboçyalının acımasızca öldürüldüğü rejimi bir çocuğun gözünden anlatıyor. 



Bir anda oluyor her şey. Kızıl Kmerler Arn'ın yaşadığı kasabaya geliyor ve dört sene boyunca sürecek, milyonların açlıktan, hastalıktan, çalışmaktan öleceği ve öldürüleceği, ailelerin sonsuza dek parçalanacağı korkunç rejim başlıyor.

14 Mayıs 2013 Salı

İnceleme: Every Day

Her gün farklı bir hayat.





A, her gün farklı bir insanın vücudunu ele geçiriyor. Hem de ırk, din, cinsiyet ayırımı olmadan. Bu şekilde var olan ruhu, 5994. günde ele geçirdiği Justin'in kız arkadaşı Rhiannon ile tanışınca bağlantı kurma özlemi duyuyor.

Eğer tek bir hayatın varsa, sadece onu yaşarsın. Belirli kalıplar vardır, belirli bir kültüre aitsindir. Farklı hayatlar yaşamak istersen, sanata yönelirsin. Çünkü okuduğun kitaplarda ya da elinden geliyorsa canlandırdığın karakterlerde farklı hayatlara göz atabilirsin. A için ise durum farklı. O hayatın birçok rengini görebiliyor. Çünkü bir sabah uyandığında fakir bir ailenin ufacık evinde gözünü açıyor ve tüm gün boyunca o hayatı yaşıyor. Ertesi gün uyandığında kilise alışkanlığı olan dindar bir ailenin çocuğu oluyor ve dini ritüelleri yerine getiriyor. Sonrasında bir nerd, sonrasında çıtı pıtı bir kız, sonrasında bir uyuşturucu bağımlısı olarak uyanabiliyor. Tüm bu hayatlarını yaşarken, temelde bir kuralı var: Bağlantı kurmamak. Bağlantı kurmaktan kaçınmak.

Kurallar her koşulda korunamaz ve planlar her zaman tutmaz. İşte bu nedenle A, bir gün Rhiannon ile tanışıyor ve ona karşı duyduğu hislerini, ele geçirdiği farklı bedenlerde de duyumsamaya devam ediyor. Farklı bedenlerle defalarca karşısına çıkmadan duramıyor. Biz de bu garip dünyada A ile R arasında şekillenen ilişkiyi hayretle okuyoruz.

Every Day'de deneyimli yazar David Levithan, sevginin din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı göz etmeden var olabileceğini okurlarına anlatmanın harika bir yolunu bulmuş.

Puan: 5

10 Mayıs 2013 Cuma

İnceleme: Başlat - Ready Player One

Gerçeklik beş para etmediğinde, hayatın OASIS'de.



Türkçe baskısı 506 sayfa olan, upuzun bir roman Başlat-Ready Player One. 2045'de yaşandığı belirtilen olayların %95'i sanal alemde geçiyor. OASIS adı verilen dünyanın en önemli yazılımında, okul, iş, eğlence, televizyon, haber kaynakları ve sosyal medya bir arada sunuluyor. Artık kimsenin OASIS bağlantısını kesmeye ihtiyacı yok, hala gidermek zorunda oldukları yemek yemek gibi insani ihtiyaçları söz konusu olduğunda ise ufak molalar veriyorlar. İşte böyle bir dünyada tam bir 1980'ler nerd'ü olan Wade/Parzival ile tanışıyoruz.

16 Nisan 2013 Salı

İnceleme: Reached

Cassia, Ky ve Xander ile özgürlüğe giden yolda son macera.


*Düşük dereceli spoiler alarmı.



I realize now how much courage it takes to choose the life you want, whatever that might be.


Serinin üçüncü ve son kitabı Reached'de her okurun merak ettiği sorular, tahmin ediyorum ki şöyleydi: The Society'nin durumu ne olacak? The Pilot kim? The Rising başarılı olacak mı? Cassia ile Ky kavuşacaklar mı? Xander'a ne olacak? İşte bu soruların cevabı veriliyor ama kitabın sanki seriden bağımsızmışcasına farklı bir yöne kaydığını ve tonunun da kısmen değiştiğini görüyoruz.

5 Nisan 2013 Cuma

İnceleme: Bazı Kızlar Isırır



Merit hayatı sonlanmak üzereyken vampire dönüştürülüyor fakat toplumda varlıklarını sürdüren vampirlerden biri olmak istemiyor. Dahası, kendisini ölümden kurtaran Cadogan vampirlerinin lideri Ethan ile bariz bir şekilde birlikte olmak istemesine rağmen ön yargılı ve fevri davranışlar sergiliyor ki bir tür aşk-nefret ilişkisine dayalı cinsel gerilim unsuru da kitaba ekleniyor. İşte bunlar, 408 sayfalık kitabın temelini oluşturuyor.

14 Mart 2013 Perşembe

İnceleme: Turned

Sanki bir oturuşta yazılmış ve ertesi sabah okura sunulmuş gibi.



*Düşük dereceli spoiler alarmı.

Morgan Rice'ın okuduğum ilk kitabı Turned, Türkçe edisyonundaki adıyla "Değişim", dil bilgisi ve devamlılık hatalarıyla, sunmasını beklediğim okuma zevkini baltalıyor. Dahası, aslında ilginç olabilecek bir vampir mitini, karakterlerin inandırıcılıktan uzak, yapay davranışları gölgeliyor.

12 Mart 2013 Salı

İnceleme: Karanlık Sular

Korku saçan bir katil, kulaktan kulağa fısıldanan sırlar, bilim ve sanatın parladığı bir dönem ve aşk. Fakat en çok Venedik!



Kitabın kuşkusuz en büyük artısı, Rönesans dönemi Venedik'inde geçmesi. Gösterişli elbiseleriyle donnalar, yırtık pırtık kıyafetler içinde koşuşturan köylü çocukları, karanlık lagün suları, Canal Grande manzaralı palazzolar, kadavradan hem sanat hem bilim üreten dahiler, gotik mezarlar, kırmızı şapkalarıyla gezen Yahudiler.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...