alıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2015 Perşembe

Instagram'da

Geçenlerde bir arkadaşım, "Instagram'a gel, canım sıkılıyor," dediğinde açıkçası uğraşmak istemedim. Zamanında, hani çevirmenlik kariyerim başlamadan öncesinde adını verip reklamını yapmaya niyetlenmediğim büyük bir şirkette sosyal medya hesapları için de didindiğimden benim için işin tadı biraz kaçmıştı. Hobi olarak ilgilenmekle profesyonel anlamda haşır neşir olmak bambaşka şeyler. Hem introvert bir insan olduğumdan yaşamımı an be an gözler önüne sermek de istemem pek, biliyorsunuz. Ancak baktım ki ben zaten Instagram hesabı olan bir blogger'mışım! Sadece en son 3 Ağustos 2013'de bir şeyler paylaşmışım. 

Bildiniz, kitap. Tahmin ettiniz, Wuthering Heights

Nasıl paylaşmazdım ki? Küçük Heathcliff, duvardaki takvimde küçük Catherine'le birlikte geçirdiği ve geçirmediği akşamları işaretlemişti!

Çarpı işaretleri Lintonlarla geçirdiğin akşamlar için noktalar da benimle geçirdiğin - her günü işaretlediğimi görüyor musun? (İşte çevirdim.)



Sonra birkaç şey daha paylaşayım dedim. 

Kitaplarım, gitarım, Chigurh, kargoyla gelen bir şeyler, satın aldığım bir şeyler... 

Takip etmek veya çaktırmadan paylaştıklarıma bakmak ya da benimle kitaplardan konuşmak isterseniz oradayım. Söz, daha aktif olacağım.

13 Mayıs 2014 Salı

10 Şubat 2014 Pazartesi

Kitaptan Alıntılar: "Collide"

New York, yeni bir iş, narsist bir sevgili ve yasak bir aşk... New Adult Romance türündeki Collide'ın Pegasus Yayınları etiketiyle çıkacak Türkçe baskısını kimler merakla bekliyor? = )


İşte senin için birkaç alıntı!







Sırtını duvara yaslayarak pirinç korkuluğa tutundu, kendine gelmeye çalıştı. Yabancının üzerinde bıraktığı etki sinirlerini allak bullak etmişti. Hızla akan olayları düşünerek başını sağa sola salladı, yemeği götürmeyi kabul ettiğine pişman olmuştu. Yine de kendini binadan dışarı atabildi ve evine gitti.

*****

18 Aralık 2013 Çarşamba

İnceleme: Not a Drop to Drink

Pişmanlık, savunacak hiçbir şeyi olmayan insanlar içindi.




Su kaynaklarının hızla tükendiği bir dünyada çocukluğu, başlarını soktukları evi ve önündeki pek kıymetli göleti ele geçirmek isteyenleri ve bir şekilde tehdit oluşturanları avlayarak geçen Lynn, artık usta bir nişancıya dönüşmüştür. Çünkü su ve yiyecek bulabilmek için gece gündüz dolaşan vahşi hayvanlardan daha korkunçtur çaresiz insanlar.

9 Aralık 2013 Pazartesi

İnceleme: Requiem

Gerçekten mutlu son diye bir şey var mı?




Düşük dereceli spoiler alarmı.

Böylesine göz korkutan ve saat misali tıkır tıkır işleyen bir distopya kurduktan sonra serinin son kitabında olayların nasıl bir sonla bağlanacağını, karakterlerin ve en önemlisi bu ruhsuz düzenin akıbetinin ne olacağını merak ederek kitabı okumaya başladım. Daha önce, konunun bir benzerinin işlendiği Matched/Eşleşme serisinin birçok açıdan hayal kırıklığı yaratan son kitabında tecrübe ettiğim okuma deneyimi ve internette bu kitap için yazılıp çizilenler aklımda soru işaretleri oluşturmuyor değildi. Fakat finalde Lauren Oliver, çizgisini bozmadan tüm Delirium serisini okutmayı ve kalemine olan inancımı sarsmayan bir duruşla son noktayı koymayı başardı.
A path and a road for everyone… and for some, a path straight into the ground.

15 Kasım 2013 Cuma

Türkçe Edisyonu Yayımlanacak: Between the Devil and the Deep Blue Sea (by April Genevieve Tucholke)

Oregon'da kütüphaneci eşiyle birlikte yaşayan April Genevieve Tucholke ile tanışma vaktimiz geldi.


between-the-devil-and-the-deep-blue-sea_Vampirella




Gökyüzündeki bulutlar yavaşça dağılıyor. Süzülen ay ışığı, üç erkek çocuğunun hareketsiz silüetini aydınlatıyor belli belirsiz. Işık yüzlerine vurduğunda, bana dikilmiş, donuk bakışlarını görüyorum. Yüzleri bir ölününki kadar beyaz, bakışları karanlık, içim eziliyor, titriyorum. Öyle duruyorlar ki karşımda, çocuk değiller, hiç olmamışlar sanki.



15 Ağustos 2013'de ABD'de yayımlanan 360 sayfalık genç yetişkin romanı Between the Devil and the Deep Blue Sea, Türk okurlarının evine konuk olmak için gün sayıyor. Parodi Yayınları etiketiyle yayımlanacak kitabı merakla bekliyorum.

27 Temmuz 2013 Cumartesi

İnceleme: Yüz Bin Krallık

Dağılan tanrılar birliği, tüm dünyayı yöneten yaşlı bir kral ve taht için mücadele eden ikiz kardeşlerin arasına sürüklenen her şeyden habersiz bir kız.




Öncelikle, sürekli barbar olduğu söylenen, Kral Dekarta'nın yiğeni ve kitabın gözü Yeine Darr dahil olmak üzere kitapta birçok ilgiye değer karakter olduğunu belirtmeliyim.



Hatırlıyorsun. Düşün çocuk. Ben seni bundan daha güçlü yarattım. Sesler nelerdi? Kokular? Hatıralar nasıl bir his uyandırıyor sende?


Yeine, muhtemelen yaratılan en vatansever karakterlerden biri ve tam bir kick-ass. Fakat benim gözümde en değerli karakter Sieh oldu. Özellikle, kitabın bir noktasında Yeine ile birlikte oynadıkları oyunlar bana keyifli anlar yaşattı ve kitabın sonunda keşfettiğim "gerçek formu" beni büyüledi. Sieh'e ek olarak, gizemli Karanlık Tanrı Nahadoth da ustalıkla yaratılmış bir karakter olarak kitaba değer katıyor. Bunun tek nedeni de Yeine ile aralarındaki güçlü cinsel çekim değil üstelik. Diğer yandan, gölgede kalan ve son ana kadar çepeçevre gizlenen karakterler de var. Örneğin; Kral Dekarta ile birlikte vakit geçirmekten ziyade arkasından konuşulanları öğreniyoruz ki bu durumda edindiğimiz bilgiler sadece kaynakları kadar güvenilir oluyor.

9 Temmuz 2013 Salı

İnceleme: Gölge ve Kemik

Halkının kaderi, yeteneklerinden habersiz genç bir kızın ellerinde.



Biz büyücü değiliz. Yüce Bilimlerin uygulayıcılarıyız. Bu ülkenin ve krallığın güvenliğini sağlıyoruz.

The Grisha serisinin ilk kitabı Shadow and Bone/Gölge ve Kemik'de The Shadow Fold/Karanlıklar Diyarı, cani yaratıklarıyla Ravka halkının kökünü kurutmaya hazırlanıyor. Tüm bunları durdurabilecek güce sahip olduğu ortaya çıkan "haritacı kız" Alina ise seçilmiş Grisha'ların dünyasına adım atıp hem kendini hem de halkının geleceğini kurtarmaya çalışıyor.



Dünyayı kurtarmaya çalıştığımı söylesem, bana inanır mısın?


Leigh Bardugo'nun romanının tadını ilk yüz sayfadan sonra almaya başlıyorsunuz. Yaratılan dünya ne kadar ilgi çekici olsa da belirli bir alışma süresi gerektiriyor. Okurken ara sıra kitabın en başında belirtilen Grisha sınıflarına ve haritaya göz atmakta fayda var.

16 Nisan 2013 Salı

İnceleme: Reached

Cassia, Ky ve Xander ile özgürlüğe giden yolda son macera.


*Düşük dereceli spoiler alarmı.



I realize now how much courage it takes to choose the life you want, whatever that might be.


Serinin üçüncü ve son kitabı Reached'de her okurun merak ettiği sorular, tahmin ediyorum ki şöyleydi: The Society'nin durumu ne olacak? The Pilot kim? The Rising başarılı olacak mı? Cassia ile Ky kavuşacaklar mı? Xander'a ne olacak? İşte bu soruların cevabı veriliyor ama kitabın sanki seriden bağımsızmışcasına farklı bir yöne kaydığını ve tonunun da kısmen değiştiğini görüyoruz.

15 Ekim 2012 Pazartesi

İnceleme: Tiger's Curse

Hindistan'ın egzotik ormanlarından, renkli ve gösterişli sirklere! Prens Dhiren'in üzerine çöreklenen kadim lanet, yaklaşık üç yüz elli senedir ruhunu hayvan örtüsünün altında gizliyor.




Hint Mitolojisi ve eski halk öyküleriyle harmanlanmış Tiger's Curse, 498 sayfalık, uzun ama bir o kadar hızlı okunan fantastik bir genç yetişkin romanı. Son sayfasına kadar maceranın, aksiyonun ve gizemin yok olmadığı kitapta herşey, koruyucu ailesiyle yaşayan Kelsey isimli genç bir kızın, para kazanmak için çalışmaya başladığı sirkte sıradışı ve büyüleyici beyaz bir kaplanla tanışmasıyla başlıyor. Kaplanın diğer cinslerinden farklı, "insansı" özellikleri bulunuyor ve zamanla Kelsey ile aralarında bir bağ oluşuyor. Kelsey'nin istemeden saf ettiği sihirli cümleler ile arkadaşlıkları başka bir boyuta taşınıyor ve genç kız kendini Hindistan'da, yüzyıllardır sırrını koruyan bir laneti kırmaya çalışırken buluyor.

11 Eylül 2012 Salı

Vampirella Ne Okuyor: "A Need So Beautiful"

2011'de ciltli, 2012'de ciltsiz versiyonu ile satışa sunulan A Need So Beautiful, insanlara yardım etmek için karşı konulmaz bir istek duyan Charlotte'ın hikayesi. Bu bahsettiğim istek, artık bir ihtiyaca dönüşmüş durumda. Ne zaman bu ihtiyacı duyacağını bilmeyen genç kızın bir anı bir anını tutmuyor. Yakın çevresine astım hastası olduğunu ve bu nedenle atak geçirdiğini söylüyor fakat biliyoruz ki bu ihtiyaç anlarında nefesi kesiliyor ve genellikle tüm vücudu sarsılıyor.




Hatırlanmak istiyorsam, yaşamak zorundayım.


Kitap, gerçekten ilginç bir şekilde açılış yapıyor. Charlotte'ın kriz geçirdiğini ve akabinde bir cenaze törenine gidip, hamile bir kadına karnındaki çocuğunun durumunun iyi olmadığını ve doktora gitmesi gerektiğini söylüyor. Tabii ki kadın şok oluyor ve hızlı adımlarla yanından uzaklaşıyor. Charlotte, ön sezilerine dayaranak, kadının hastahaneye gideceğini ve bebeğinin sağlık durumunu kontrol ettireceğini düşündüğü için rahatlıyor. Wow!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...