18 Aralık 2013 Çarşamba

İnceleme: Not a Drop to Drink

Pişmanlık, savunacak hiçbir şeyi olmayan insanlar içindi.




Su kaynaklarının hızla tükendiği bir dünyada çocukluğu, başlarını soktukları evi ve önündeki pek kıymetli göleti ele geçirmek isteyenleri ve bir şekilde tehdit oluşturanları avlayarak geçen Lynn, artık usta bir nişancıya dönüşmüştür. Çünkü su ve yiyecek bulabilmek için gece gündüz dolaşan vahşi hayvanlardan daha korkunçtur çaresiz insanlar.


Yazar, bir videosunda suyun öneminden bahsediyor ve diyor ki ısınma yöntemleri elimizden alınsa, kendimizi ısıtmak için bazı yollar bulabiliriz ama su tükense, su yaratamayacağımız için toplumlar yerle bir olur. İşte yazar, su kaynaklarının tükenmesiyle alakalı bir belgesel izledikten sonra yazdığı ve adını üniversite yıllarından hatırladığım The Rime of the Ancient Mariner'ın ünlü mısraları Water, water everywhere/Not a Drop to Drink'den alan kitabında karakterlerini böylesine acımasız bir dünyaya salıyor.



With no one to cover her back, every step felt like a reprieve from death, each silent second without a sniper's bullet an unprayed-for miracle.


Bir anneyle kızının birlikte her an pusuda bekleyen ölüme karşı savaşmalarıyla açılan kitapta Mindy McGinnis, öyle hamleler yapıyor ki Lynn tek başına kalıveriyor. Okuması zor, hayal etmesi daha zor şeylere tanık oluyoruz ister istemez. Kitabın zamanla ortaya çıkan yan karakterleri—iyi kalpli Stebbs, şehirli çocuk Eli, beş yaşındaki tatlı kız Lucy ve diğerleri—hayatına bir nebze anlam katıyorlar neyse ki.

Kitabın keyifle takip edilen kısmı, hayatta ve güvende kalmak için her şeyi yapan annesine gitgide benzeyen Lynn'in karakterinin şekillendiğini görmekten geçiyor. Bir noktada annesinden mecburen ayrılan küçük bir kıza beslediği, neredeyse anne sevgisini andıran duygular ve gün geçtikçe Stebbs ile Eli hakkında hissetikleri, hayatında ilk defa yaşadığı şeyler aslında. Belki de bu yüzden çok önemli.



Just know that there's bad men in the world, and dying fast by your mother is a better way than theirs.


Elimizdeki araya minik umut kırıntıları serpiştirilmiş, sert ve ağır bir kitap. Cinayet, şahsa ve haneye tecavüz, hırsızlık, binbir türlü soysuzluk bu kitaptaki kötü insanların kanında var. Yazar, okura tutulmasında fayda sağlayacak bir öğüt de veriyor: İnsanlara güvenme, bırak güvenini hak ederek kazansınlar.

Puan: 4

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Linkwithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...