İnceleme: The Crown Oyun Günlüğü | The Game Diaries #28: Transistor İnceleme: The Deal Ekran Başında: The Hateful Eight The Shadow Queen (İnceleme) Özel Dosya: Stephenie Meyer Konuşuyor Book Packaging: Okuduğun Kitapları Aslında Kim Yazıyor?

28 Nisan 2016 Perşembe

İnceleme: The Crown

*Vampirella, kitabı okumadan önce spoiler olduğu belirtilen kısımları okumamanızı tavsiye ediyor.

Masalın sonu.


The Heir/Veliaht Prenses'te tanıdığımız Maxon'la America'nın oyunu kendi kurallarına göre oynamak isteyen kızı Eadlyn'in hikayesinin çözümünü The Crown'da okuyoruz. Böylelikle dört sene boyunca devam eden The Selection sona eriyor ve sarayın kapıları kapanıyor.

The Heir/Veliaht Prenses hakkında yazdığım yorumu okuduysanız, prensesin annesi America'dan epey farklı bir karaktere sahip olduğundan, söz gelimi America'nın dost edinmeye çalıştığı yerde onun köşesine çekildiğinden ve evinde ağırladığı adaylarıyla arasında geçen zaruri konuşmalarda gardını bir an olsun indirmekten çekindiğinden bahsettiğimi biliyorsunuzdur. Ancak Eadlyn'in bir karakter olarak gelişmeye son derece müsait bir yapısı olduğuna da değinmiştim. Serinin son kitabında genç kızın birçok açıdan değiştiğini görüyoruz ancak değişim illa ki gelişim anlamına gelmiyor. 

They think I'm too cold. The most absolute way to refute that would be to get married. They think I'm too masculine. The most absolute way to refute that is to be a bride.

Bu kitaptaki Eadlyn, övgülere boğulan, yere göğe sığdırılamayan bir kız. Sarayda "çok güzel", "en güzel", "çok zeki", "en zeki" vb. sıfatlar havalarda uçuşuyor. Babasının onun kusursuz bir kraliçe olacağından hiç ama hiç şüphesi yok. Aslında bu, metnin tamamına yayılan bir sorunu işaret ediyor: Tüm bunları onlar görüyor da biz neden göremiyoruz? Yazar, birçok noktada okura fikirlerini satarken bocalıyor. Örneğin; hepinizin kafasında bir liderin nasıl olması gerektiğiyle ilgili birtakım fikirler vardır ve bu fikirlerin çoğunun ne yazık ki Eadlyn'in sergilediği özelliklerle örtüşmediğini göreceksiniz. Geriye okura bir türlü aktarılamayan ama ısrarla söylenen bir avuç kuru söz kalıyor.

22 Nisan 2016 Cuma

Yeni Kapak Tasarımı: Assassin's Creed: Last Descendants

Assassin's Creed'in bir genç yetişkin romanı olarak karşımıza çıkacağını daha önce yazmıştım. Şimdiyse karşınızda romanın final kapağı duruyor.




On iki yaş ve üstü okuyucular için hazırlandığı belirtilen ve ödüllü yazar Matthew J. Kirby'nin kaleme aldığı serinin ilk kitabı Last Descendants,  bu sene eylül ayında aynı anda ABD, Kanada ,Birleşik Krallık, Australya ve Yeni Zelanda'da yayımlanacak. İkinci kitap ise Ocak 2017'de çıkacak.
Nasıl?
Beğendiniz mi?

13 Nisan 2016 Çarşamba

Yazmaya Başladığım Yeni Hikaye: Yıldırım



Karanlıkta daha önce yazdığım hiçbir şeye benzemiyordu. Psikolojik derinlik benim için çok önemli olduğundan ortaya çıkan iş daha çok karakter odaklı olsa da o bir çırpıda okunan olayların yaşanacağı mekanları yaratmak için bile sabah akşam araştırma yapmıştım. Kitabın karakterlerinden Mehmet Dağhan'ın boğazdaki restoranı, Abdullah Soylu'nun Bebek'teki gece kulübü ve Japon ortağıyla birlikte işlettikleri Maslak'taki oteli bir anda oluşturulmamıştı. Aklıma gelen bin bir fikir arasından elenip büyük bir merak ve ilgiyle araştırıldıktan sonra yaratılmıştı. Onları yaşatacağım mekanlar da karakterler kadar önemliydi. Aslına bakılırsa, karakterlerle ilgili her şeyi oturup saatlerce, bazen günlerce düşünüyordum. Sadece nasıl göründükleri değil, ne yaptıkları ve nerede yaptıkları da mühimdi. Her şeyin okura sahici gelmesini istiyordum. Kanlı canlı, etten kemikten insanların gerçekten de bir yerlerde yaşamış olabilecekleri bir hikaye olmalıydı. Ağızlarından çıkan tek bir kelime bile canla başla yarattığım illüzyonu kırabilirdi. Her şey ama her şey tekrar tekrar düşünülmeliydi. Velhasıl Karanlıkta, benim için büyük bir olaydı, hala da öyledir. O kırk altı bin iki yüz kırk kelimeyi tamamladıktan sonra tüm öğrendiklerimden yola çıkarak kafamdaki bir diğer hikayeyi kağıda dökmeye karar verdim.

İşte karşınızda Yıldırım.

Linkwithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...