aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2017 Perşembe

Yeni Genç Yetişkin Kitapları: Temmuz 2017

Güneş tepede parlarken genç yetişkin romanları da kumsala taşınıyor. Bu ay menüde ağırlıklı olarak yaz aşkları ve tek bir oturuşta silip süpürülecek fantastik hikayeler var.



The Morganville Vampires/Morganville Vampirleri serisiyle kitap okunan her yerde adını duyuran Rachel Caine'in kainatın bilgisini barındıran büyülü bir kütüphaneye dair yazdığı  The Great Library kitaplarının üçüncüsü Ash and Quill'i geçtiğimiz salı günü yayımlandı. 18 Temmuz'da ise daha önce blogumda yer verdiğim Aditi Khorana'nın Hint mitolojisi temalı The Library of Fates'i, Lisa Maxwell'in büyü ve zaman yolculuğuyla dolu The Last Magician'ı ve 2015'te ülkemizde de ilk romanı yayımlanan The Conspiracy of Us/Komplo Çemberi üçlemesinin sonu The Ends of the World çıkacak.

Evvela bahsettiğim "yaz okumaları" kategorisinde ise Kasie West'in bir çekilişten kazandığı paranın mutluluk getirmek şöyle dursun, hiç yoktan sorunlara yol açtığını keşfeden bir genç kızı anlattığı Lucky in Love'ıyla Miranda Kenneally'nin mezun olmadan hemen önce lisede yapmak isteyip de yapamadığı her şeyi aradan çıkartmayı hedefleyen bir yüzücüyü anlattığı Coming Up for Air'i liste başı. 

Ayrıca, Paulo Stokes'un YouTube yıldızı sevgilisini bir trafik kazasında kaybeden bir genç kızın yaşadıklarını anlattığı This is How it Happened'ı, Julie Buxbaum'ın iki gencin umulmadık arkadaşlığını anlatan, Sophie Kinsella, Jennifer Niven ve Rainbow Rowell hayranlarının ilgisini çekebilecek What to Say Next'i ve Kara Thomas'ın Pretty Little Liars hayranlara hitap edebilecek suçla örülü gençlik romanı Little Monsters'ı da ayın kitaplarından.

Bu ay bir de toplama öykü kitabımız olacak. Because You Love to Hate Me: 13 Tales of Villainy, adından da anlaşılacağı üzere kötüleri sahneye davet ediyor. Victoria SchwabRenee AhdiehAdam Silvera, April Genevieve Tucholke ve  Nicola Yoon gibi sevilen genç yetişkin yazarları bu antolojiye katkıda bulunan isimlerden. Masalları, kimi zaman iyilerden rol çalan ve hafızalara kazınmayı başaran kötülerin bakış açısıyla yeniden yorumladıkları bu kitapta popüler BookTuber'lar da onlara eşlik ediyor.

Ne düşünüyorsunuz?
Aralarında okumak istediğiniz kitaplar var mı?

24 Haziran 2017 Cumartesi

İnceleme: Built


Jay Crownover'ın yeni yetişkin serisi Marked Men/Dövmeli Adamlar'ın spin-off'u Built'te, küçük ekibiyle birlikte kendi haline terk edilmiş yıkık dökük evlerin renovasyonunu üstlenen Zebulon Fuller ve aile hukuku alanında uzmanlaşmış avukat Sayer Cole, okura dış görünüşleri, karakterleri ve yaşam tarzlarıyla birbirine zıt kutuplarda yer alan iki karakter olarak tanıtılıyorlar. Zeb, hissettikleri yüzünden okunan, sıkı dostları olan, işinden dolayı sürekli kir pas içinde dolaşan bir adamken Sayer ciddi ifadeli, kendi duygularıyla dahi arasına mesafe koyan, genellikle işinin gerektirdiği resmi kıyafetlerle görülen bir kadın. Sayer, katı, kuralcı ve kontrolü elinde tutmayı seven babasının ölümüyle birlikte bir kardeşi (yukarıda bahsettiğim serideki Rowdy) olduğunu öğrenip Seattle'daki hayatını geride bırakarak Colorado'ya taşındığında Zeb'le de ilk kez karşılaşmış oluyor. 

Şu ana kadar yazılmış en uç noktalardaki insta-love hikayelerini okuduğunuzu düşünüyorsanız, bir de Built'e göz atın. Giriş bölümünün ilk cümleleriyle başlayan  çekimin yoğunluğu sayfalar ilerledikçe katlanarak artıyor. "Onunla bir barda tanıştım. Pahalı bir kadehten şampanya içmesi gerekirken elinde bir bira şişesi vardı ve bu beni izah edilemez şekilde baştan çıkarttı." Evet, kitap Zeb'in ilk kez gördüğü Sayer hakkında söylediği bu iki cümleyle açılıyor. Sayfalar, sayfalar boyunca akla gelebilecek (ve gelmeyecek) her şeyden nasıl da etkilendiklerini anlatıyorlar. "Alet çantasını masaya fırlatıp her şeyi zangırdattı ve ben de biraz titredim çünkü bu ses bile seksiydi." Hayır, hayır, bu niyeyse kendini ısrarla ciddiye alan bir romance kitabı ve kahkahalarla gülmemiz için yazılan bir sitcom senaryosu değil.

Pekala, ciddiyetimi korumaya çalışacağım.

16 Aralık 2016 Cuma

Ekran Başında: Yuri!!! on Ice

Yirmi üç yaşındaki Yuri Katsuki'nin hayatta önemsediği tek şey, artistik buz pateninde dünyanın en iyisi olmak... eh, bir de çocukluktan beri hayranı olduğu Rus şampiyon Victor Nikiforov var.




Sayo Yamamoto'nun yönettiği ve Mitsurō Kubo'nun yazdığı ユーリ!!! on ICE/Yuri!!! on Ice, eski sporcu Kenji Miyamoto'nun koreografisiyle buzda can buluyor. Zarif, enerjik, tutkulu sporcuların şampiyonalardaki performanslarını izlemek büyük bir keyfe dönüşüyor. Yuri her ne kadar altın madalyaya odaklanmış olsa da anime sadece onun bir sporcu olarak performansına odaklanmıyor. Bir hayal kırıklığının ardından sporu bırakma noktasına yaklaşan Yuri'nin büyük, belki de en büyük hayranı olduğu Viktor, ona hayatını sonsuza dek değiştirecek bir sürpriz yapıyor. Viktor, internette olay yaratan bir  videoda buzda kendisini neredeyse birebir taklit etmeyi başaran Yuri'yi gördüğünde çat kapı Japonya'ya gidiyor ve kendini Yuri'nin yeni antrenörü ilan ediyor. Böylece aralarında zamanla kurulacak güçlü bağın ve gelişecek derin sevginin temeli atılmış oluyor. O ana kadar romantik ilişkilere hiç kafa yormamış Yuri, Viktor'la yaşadıkları doğrultusunda sevginin ne demek olduğunu öğreniyor. Keşfettikleriyle birlikte hem bir birey hem de bir sporcu olarak gelişiyor.

16 Ocak 2016 Cumartesi

İnceleme: Wild Reckless

Ginger Scott'ın geride bıraktığımız sene içinde Goodreads Choice Awards'ta finale kalarak gündeme gelen kitabı, "karşı konulamayan bad boy" formülünü kullanıyor ve tüm uyarılara rağmen Owen'a vurulan Kensington'ın hikayesini anlatıyor.




Kitabın çarpıcı giriş bölümünde panayırda gördüğümüz Owen Harper'ın çocuk aklında sonsuza dek yer edecek bir trajediyi okuyoruz. Hemen ardından yıllar sonrasına yolculuk yapıyor ve Owen'ın hem yeni kapı komşusu hem de yeni okul arkadaşı olan Kensington'ın ağzından öykünün günümüzde geçen kısımlarını okumaya başlıyoruz.

Bu hikayede Kensington'la Owen neredeyse nefretten aşka giden bir yolu takip ediyorlar. Araları bir çok sıcak, bir çok soğuk. Örneğin; birbirlerine ısınmaya başladıkları sırada Owen kasabada yine panayır kurulacağını öğreniyor ve buharlaşıyor. Kendini tekrar gösterdiğinde ise kucağında bir kız oluyor. Kensington elbette öfkeleniyor ve Owen'a tavır alıyor ancak bu olayın hemen ertesinde arkadaşlarıyla panayıra gittiğinde Owen'ı da orada bulunca hiçbir şey olmamış gibi flört etmeye başlıyorlar.

Owen, şu bildiğiniz kötü çocuklardan biri ve bildiğiniz diğer tüm kötü çocuklar gibi onun da kötülüğünün illa ki sebebi var. Çok içki içmesinin, yasadığı yarışlara katılıp deliler gibi hız yapmasının, okulu kırmasının, sürekli farklı farklı kızlarla birlikte olmasının, hakkında çıkan ve yalanlamadığı onca kötü dedikodunun... Evet, hepsinin bir sebebi, bir mazereti var. Kensington zamanla bunları bir bir öğreniyor ve onun "aslında söylendiği kadar kötü olmadığına" karar veriyor. Tabii ki bu formülün üzerinden giderek "page turner" yaratabilen yazarlar da gördük. (Akla bu noktada Abbi Glines geliyor.) Ancak kitabın tek sorunu bu değil.

15 Ağustos 2015 Cumartesi

İnceleme: Flaw

Kusursuz görünmek kusursuz olduğun anlamına gelmez.



Zengin, sevgiyle şımartılmış, her istediğini almaya alışkın ve sorumsuz Josh, sahte ismi ve sahte telefon numarasıyla kandırdığı kızları götürebileceği bir yer aradığı için ev ilanını gördüğü Aidan'ın dairesini paylaşmaya başlar. Bir dövmecide çalışan Aidan'ın yüzünde insanların irkilmesine neden olan büyük bir yara izi vardır ve bu nedenle iç mekanda bile güneş gözlüğü takar, kapüşonlusunu mutlaka giyer, geceleri dışarı çıkmayı tercih eder, sonuç olarak toplumdan uzaklaşır ve evinden çıkmayan arkadaşı Becca ile günlerini geçirir. Pembe saçlı, dövmeli, sürekli eşofmanla ve terlikle dolaşan Becca da insanların farklı gözle baktığı, sürüden ayrılan bir kızdır. Ortaya bir de "Miss Perfect" lakaplı Jordyn çıkınca bu dört insanın hayatı allak bullak olur. Jordyn, Aidan'la birlikte olmak ister. Aynı şekilde Josh da Becca'yla. Hisler karşılıklı olsa da aradaki farklılıklar işleri zorlaştıracaktır.

23 Temmuz 2015 Perşembe

DEX Plus: "Gamble Kardeşler Serisi Başlıyor"

Jennifer L. Armentrout, yeni bir seriyle karşınızda.


Tempting the Best Man/Sağdıç, Gamble Brothers serisinin ilk kitabı.

GAMBLE KARDEŞLER serisi başlıyor!
Madison Daniels çocukluğundan beri, ağabeyinin en iyi arkadaşı Chase’e âşıktı. Gamble kardeşlerin yakışıklı, dürüst, başarılı, komik… ve inanılmaz seksi Chase’ine.
Büyük bir sorun vardı. Chase annesine korkunç günler yaşatan çapkın babası gibi biri olmaktan korktuğu için daima geçici ilişkiler yaşamayı tercih ediyordu. Madison’dan çok hoşlanmasına rağmen onu çoktan gözden çıkarmıştı.
Madison ve Chase, Madison’ın ağabeyi Mitch’in düğününde sağdıç ve nedime olarak bir araya geldiler...
Romantik bir düğün, küçük bir yanlışlık ve bastırılmış tutkular…
Olacaklara kim engel olabilirdi ki…
LUX serisi, Kış Güneşi ve Saplantı’nın dünyaca ünlü yazarı
Jennifer L. Armentrout’tan tutku dolu bir hikâye...

Ne düşünüyorsunuz?

Şimdiden keyifli okumalar.

22 Temmuz 2015 Çarşamba

Okuma Sırasına Göre Abbi Glines Kitapları

Ülkemizde Fallen Too Far/Tehlikeli Temas ile tanınan ünlü yazar Abbi Glines'ın aslında bir dünya kitabı var. Peki, hangi sırayla okumak gerekiyor?

Glines'ın şu anda toplam dört farklı serisi var. Yazarın resmi sitesi için hazırladığı aşağıdaki listede sırasıyla serilere ve bu serilerdeki kitaplara göz atalım. 

Parantez içine alınan isimler kitaplardaki romantik ilgi odaklarına ait.

11 Nisan 2015 Cumartesi

Vampirella Ne Okuyor: "Kaçığın Kızı"

Vampirella, 1896'da basılan bilim kurgu klasiği The Island of Dr. Moreau/Dr. Moreau'nun Adası'nın genç yetişkin uyarlaması The Madman's Daughter/Kaçığın Kızı'nı okuyor.


Niyeyse DEX'in en iyi kitaplarının çoğu gözden kaçırılan, ses getirmeyen, "saklı hazine" misali sadece bir grup insanın bir şekilde eline geçirip okuduğu türden. Televizyonda saçma sapan dizilerin popüler olduğu bir ülkede insanların kitap tercihleri de beni şaşırtmıyor. Hiç okumamalarından iyidir. Herhalde? Neyse, işte bu kitap da onlardan biri. The Monstrumologist/Yaratık Avcısı da onlardan biriydi.

30 Ekim 2014 Perşembe

"Happy Halloween" Çekilişi (30 Ekim-6 Kasım 2014)

Güncelleme: Çekiliş sona erdi.

Yarın Halloween.

Kitaplığımı düzenlerken bir Cadılar Bayramı çekilişi yapmam gerektiğine karar verdim.

İşte bu çekilişte kazanacaklarınız:



Katılmak için yukarıdaki kitapları ya da en azından herhangi bir tanesini neden okumak istediğinizi belirten bir yorum yazmanız yeterli. (Kazanan okur, üçüne birden sahip olacak.)

Hepsi bu.

Bol şans.

15 Ağustos 2014 Cuma

Kitaptan Alıntılar: "Forever Too Far"

Too Far serisinin ilk kitabı ülkemizde okurlarla buluşmak için artık gün sayıyor. (bkz. şekil a) Çevirisini tamamladığım tüm serinin, üçüncü ve son kitabı Forever Too Far'dan leziz alıntılar ise aşağıda seni bekliyor. = )



7 Haziran 2014 Cumartesi

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #8: Ezio ve Sofia

*Assassin's Creed: Revelations'ı oynamadıysan spoiler içerir. 


Yabancı topraklarda karşılaşan iki İtalyan. Kelimelere dökülmeyen ve zamanla gelişen bir aşk. Ezio Auditore da Firenze ve Sofia Sartor, oyun dünyasında görebileceğimiz nadir çiftlerdendi.



Ezio'nun sorularına yanıt bulmak için geldiği Konstantinopolis'de hedefine ulaşana dek kitapçı Sofia'dan çeşitli bilgiler edinmesi gerekiyordu. Böylece her görüşmelerinde birbirlerine daha da yakınlaştılar. Sofia, bir gün kendi portresini gösterip, "Nasıl da benziyor, değil mi?" diye sorduğunda "Orijinalini tercih ederim," diyerek gönderilen o çarpık gülücükten sonra bu kızıl saçlı hatunun suikastçının kalbini fethetmeye başladığını anlamıştık. Oyunda asla birbirlerine açıkça hislerini söylemediler ama aslında söylemelerine de gerek yoktu. Ezio, zaten sadece kız kardeşine yazdığı mektuplarda hislerinden açıkça bahsedebiliyordu. Bir keresinde görevinin zorluğuna değinirken, "Her geçen dakika şansımın azaldığını biliyorum ama yine de bazı günler sırf onunla fazladan bir saat geçirmek, onu heyecanlandıran şeylerden -kitaplarından, şehrinden, anılarından- bahsederken sesini duymak ve yüzünün neşeyle parladığını görmek için oyalanmadan edemiyorum," demişti. 

Sofia, bir gün bilgi karşılığında beyaz laleler istediğinde Ezio ile çiçekleri bulup surların altında buluşmaya gittik. Yüzeysel yaklaşıldığında konuşmalarının romantizmle bir ilgisi yoktu ama onlar romantik olmayı başardılar. = ) Aralarındaki kimyasal uyum harikuladeydi.

7 Nisan 2014 Pazartesi

The One: Soru Listesi (Son Kitapta Neler Olacak?)

The Selection/Beni Seç serisinin son kitabı The One'ı merakla beklediğinizi biliyorum ve bu nedenle ilerleyen günlerde kitaptan Türkçe alıntılar da paylaşmayı düşünüyorum. Fakat önce ilk iki kitabı okuyanlar için son kitapta neler olacağına dair ipuçları içeren ufak bir soru listesi yayınlamak istiyorum. İşte kitabı heyecanla beklemek için birkaç sebep daha!




13 Mart 2014 Perşembe

Kitaptan Alıntılar: "Fallen Too Far"

Madem serinin ülkemizde yayımlanacağından bahsettim ve sen de merakla bekliyorsun...

O halde, Too Far/Rosemary Beach serisinin ilk kitabı Fallen Too Far'dan birkaç alıntı okumaya ne dersin?


Yaşayacak bir yere ihtiyacım olmasaydı, burada olmazdım. Annemin en son aldığı tıbbi yardımı karşılayabilmek için büyükannemin bize bıraktığı küçük evi satmak zorunda kalmıştım. Bana kalan sadece kıyafetlerim ve bu kamyonetti. 

*****

Arkasına yaslanıp uzun bacaklarını uzattı. Sonrasına gözlerini tekrar bana dikti. “Burnunu hep seni ilgilendirmeyen şeylere mi sokarsın?” diye cevap verdi.

*****

31 Ocak 2014 Cuma

Türkçe Adı & Kapağı Hazır: "Soulmates" (by Holly Bourne)


Bir süre önce bahsettiğim Parodi Yayınları'nın yeni genç yetişkin romanı Soulmates,Türkçe adına ve yeni kapak tasarımına kavuştu.



"Dünyada birbiri için yaratılmış kaç insan vardır?" tagline'ı ile sunulan kitap için "Sen Benim Diğer Yarımsın" ismi uygun görülmüş. Kapak tasarımı da göze gerçekten çok hoş görünüyor.

27 Ocak 2014 Pazartesi

Türkçe Edisyonu Yayımlanacak: "Fallen Too Far" (by Abbi Glines)

Abbi Glines'ın popüler new adult serisini başlatan Fallen Too Far kitabı, Pegasus Yayınları etiketiyle ülkemizde yayımlanacak. Hem de sevdiğiniz bir çevirmenin dilimize kazandıracağı 8. kitap olma özelliğini taşıyormuş. Nereden mi biliyorum? = )


18 Ocak 2014 Cumartesi

Türkçe Edisyonu Hazırlanıyor: "Soulmates" (by Holly Bourne)

Parodi Yayınları'nın okurlara sunacağı Soulmates'e şöyle bir göz atalım mı?


Orijinal metni 544 sayfa olan genç yetişkin romanı Soulmates, 16-25 yaş arasındaki kuşağa çeşitli konularda bilgi ve öğüt vermek için kurulan TheSite.org'un yazarlarından Holly Bourne tarafından kaleme alınmış ve evvela Eylül 2013'de okurlarla buluşmuş. Gençlere rehberlik etmek amacıyla yazılar yazarak geçim sağlayan Bourne, böylece ilk kitabına kavuşmuş.

28 Kasım 2013 Perşembe

İnceleme: Cruel Beauty

Sadece bir budala kendini Gentle Lord'un evinde güvende hisseder.





Mitolojik Yunan tanrılarına dua eden, parşömeni andıran sahte bir gökyüzünün altında korku dolu ve huzursuz bir hayata mahkum edilen Arcadia halkının kurtuluşu, on yedinci yaş gününde Gentle Lord (Kibar Lord) olarak bilinen kurnaz iblis prensiyle evlenmek zorunda bırakılan ve labirenti andıran şatosunda belirsiz bir geleceğin kollarına fırlatılıp atılan Nyx'in ellerinde.



There's no wisdom in the world that will stop humans from trying to snatch what they want.


Umutsuz ruhların kapısını çaldığı "anlaşmalar kralı" Gentle Lord'un gerçek adı bir sır ve insanlar çağlar boyu ona çeşitli lakaplarla seslenmeyi adet edinmişler. Tatlı yüzlü felaket ve Nyx'e söylediği sahte ismi Ignifex gibi. Üstelik bu ölümsüz yaratık, uzaktan bakınca tam bir aristokrat! Düzgün cümlelerini ve melodik kahkahasını duyman gerek. Yaklaşıp da gözlerinin "insan gözü" olmadığını görünce bir şeylerin ters gittiğini anlıyorsun gerçi. Kendi içinde çelişkilerle dolu bu çok katmanlı karakter, günlerini ölümlülerin bir şekilde daima kaybedeceği anlaşmalar yaparak, gecelerini ise niyeyse çok korktuğu karanlıktan saklanarak geçiriyor. İşte zamanında bu kendi açısından kârlı gözüken anlaşmalardan birini de Nyx'in babasıyla yapmış ve sonuç ortada.

2 Eylül 2013 Pazartesi

Romandaki Gibi: "Always"

"Bunca zaman sonra, öyle mi?"
"Her zaman," dedi Snape.

(Harry Potter ve Ölüm Yadigarları, 33. Bölüm, sayfa 626.)

Harry Potter evreninde Severus Snape'in ölümsüz aşkını anlatan simgeleşmiş always sözüne yönelik tasarımlara göz atalım.



21 Temmuz 2013 Pazar

İnceleme: Pandemonium

Diren. Özgürlüğün için.



*Düşük dereceli spoiler alarmı.

Delirium'un devam kitabını elime ilk aldığımda, dikkatimi ilk çeken şey bölümlerin ilk kitaptan farklı şekilde yapılandırılması oldu: "Now" ve "Then" başlıkları altında toplanan bölümler, art arda geliyor ve Lena'nın direnişçilerle geçen hayatı öncesi ve sonrası ile ele alınıyor. Kitaba farklı bir ritm kazandıran bu yapısal değişiklik, gerilimin arttığı sayfalarda bir "arkası yarın" efekti oluşturuyor.

14 Mayıs 2013 Salı

İnceleme: Every Day

Her gün farklı bir hayat.





A, her gün farklı bir insanın vücudunu ele geçiriyor. Hem de ırk, din, cinsiyet ayırımı olmadan. Bu şekilde var olan ruhu, 5994. günde ele geçirdiği Justin'in kız arkadaşı Rhiannon ile tanışınca bağlantı kurma özlemi duyuyor.

Eğer tek bir hayatın varsa, sadece onu yaşarsın. Belirli kalıplar vardır, belirli bir kültüre aitsindir. Farklı hayatlar yaşamak istersen, sanata yönelirsin. Çünkü okuduğun kitaplarda ya da elinden geliyorsa canlandırdığın karakterlerde farklı hayatlara göz atabilirsin. A için ise durum farklı. O hayatın birçok rengini görebiliyor. Çünkü bir sabah uyandığında fakir bir ailenin ufacık evinde gözünü açıyor ve tüm gün boyunca o hayatı yaşıyor. Ertesi gün uyandığında kilise alışkanlığı olan dindar bir ailenin çocuğu oluyor ve dini ritüelleri yerine getiriyor. Sonrasında bir nerd, sonrasında çıtı pıtı bir kız, sonrasında bir uyuşturucu bağımlısı olarak uyanabiliyor. Tüm bu hayatlarını yaşarken, temelde bir kuralı var: Bağlantı kurmamak. Bağlantı kurmaktan kaçınmak.

Kurallar her koşulda korunamaz ve planlar her zaman tutmaz. İşte bu nedenle A, bir gün Rhiannon ile tanışıyor ve ona karşı duyduğu hislerini, ele geçirdiği farklı bedenlerde de duyumsamaya devam ediyor. Farklı bedenlerle defalarca karşısına çıkmadan duramıyor. Biz de bu garip dünyada A ile R arasında şekillenen ilişkiyi hayretle okuyoruz.

Every Day'de deneyimli yazar David Levithan, sevginin din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı göz etmeden var olabileceğini okurlarına anlatmanın harika bir yolunu bulmuş.

Puan: 5
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...