Vampirella Ne Okuyor? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vampirella Ne Okuyor? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2016 Salı

Vampirella Ne Okuyor: "Harry Potter and the Cursed Child"

Harry Potter kitaplarını üniversite yıllarındayken okumuştum. Tamam, aslında lisedeyken başlamış fakat bir türlü devam edememiştim. Ben ilk kitabını okurken, ülkemizde dördüncü kitabının reklamları dönüyordu. Üniversitedeyse kitapları art arda okudum ve son kitabın, Harry Potter and the Deathly Hallows/Harry Potter ve Ölüm Yadigarları'nın çıkışını tüm dünyayla birlikte bekledim. Tıpkı Rainbow Rowell'ın Fangirl'ünde olduğu gibi. Üstelik ben de son kitabı ilk okuduğumda hayran kalmamıştım. Seneler, seneler geçti ve şimdi şöyle bir dönüp baktığımda seride en çok okuduğum kitap olduğunu görüyorum. Çocukluğunu bildiğimiz karakterlerin gelişimi, ilk kez Hogwarts arazisi dışına sürüklenmeleri, "Toujours Pur" motto'lu Black ailesinin tarihi, Dumbledore'un asla anlatmadıkları, Voldemort'un engellenemez yükselişi ve ardından gelen Hogwarts Savaşı derken ister istemez serideki diğer kitaplardan farklı bir yere koymuş olmalıyım. Gittikçe kararan seride en karanlık kitaptı, sonu aydınlık olsa da.

Harry Potter and the Cursed Child'ı ilk duyduğumda o kadar da heyecanlanmadığımı itiraf ediyorum. Sonuçta bu bildiğimiz anlamda bir devam kitabı değil. Jo'nun tek başına oturup  kafa patlattığı, tek başına kaleme aldığı bir kitap değil. Üç kişinin bir araya gelip hayal ettikleri bir hikayenin, aralarından biri (Jack Thorne) tarafından sahneye uyarlanmış hali. Tiyatroda izlenmesi gereken bir Harry Potter oyunu. 

Kitabı bir gün okuyacağımı biliyordum ama sosyal medyayı saran spoiler'lardan korunmak için acele etmek gerekti.

Şu anda kitabın Act One, Scene Sixteen'deyim, yani kitabın %20'si geride kaldı ve beklentilerimin üstüne çıktığını memnuniyetle belirtebilirim.

Sahne ışığı sadece Harry Potter'ın oğlu Albus Severus'ın üstüne konmuyor ki öyle olsaydı... biraz sıkıcı olurdu diye düşünüyorum. Sanırım Draco Malfoy'un geek oğlu Scorpius çocuklar arasında favorim.

Üstünde konuşulacak çok şey var. Fakat bu yazıda olayları ve karakterleri irdelemekten kaçındım çünkü Türkçe baskısı çıkana dek okuyamayacak okurlara spoiler vermek istemedim. Bu arada YKY bu konuyla ilgileniyormuş, sosyal medyada duyurdular. 

Şimdi müsaadenizle kitaba kaldığım yerden devam ediyorum.

*Güncelleme: Kitabı bitirdim! Goodreads'teki yorumuma bakmak istersen, burada.
(11/08/2016)

9 Ocak 2016 Cumartesi

Vampirella Ne Okuyor: Bir Klasik, Bir Adult Paranormal Romance

Vampirella an itibarıyla  iki kitap okuyor. Birisi edebiyat klasiklerinden, birisi de eh, yetişkinlere yönelik bir paranormal romance kitabı.



Charlotte Brontë'nin dilimizdeki bu baskısı 560 sayfa olan eseri Villette, okuduğum ilk 70 sayfasıyla bile aklıma başımdan aldı desem yeridir. Merak uyandıran derin kurgu, her birinin ayrı bir hikayesi olan çok katmanlı yan karakterler ve tabii ki muhteşem bir üslup. Bir klasikten beklenecek her şey. Belki de daha fazlası. 

Klasiklerden korkanlar için kitabın aslında ne kadar kolay okunabileceğini ve ne kadar merak uyandırdığını anlatabileceğini düşündüğüm kısa bir alıntı:

15 Ekim 2015 Perşembe

Vampirella Ne Okuyor: "Karanlık Zihinler"

Vampirella ne okuyor acaba?



Nihayet geçtiğimiz mayısta 7. Kocaeli Kitap Fuarı'ndan aldığım Alexandra Bracken'ın The Darkest Minds/Karanlık Zihinler'ini okumaya başladım. Son zamanlarda mola vermeden art arda kitap tercümeleri ve kitaplarla ilgili diğer projelerde çalıştığım için sırf keyfine oturup kitap okumam pek mümkün olmamıştı.

26 Temmuz 2015 Pazar

Vampirella Ne Okuyor: "Will Grayson, Will Grayson"

16 Mayıs'ta aldığım Will Grayson, Will Grayson/Tek İsim, Tek Kader'i okumanın vakti geldi.

Bu kitaba geçmeden kısa bir süre önce yine David Levithan'in imzasını taşıyan ve Rachel Cohn'la ortak kitaplarından biri olan Naomi and Ely's No Kiss List'i okumuştum. Bu okuduğum dördüncü Levithan (ikinci John Green) romanı oluyor ve beklentim yüksek.

İlk sayfalarda olduğum için şimdilik bir yorum yapmam zor ama kitabın tonunu sevdim. Ayrıca orijinal metni aldığıma çok memnunum çünkü kitabın hiç beğenmediğim Türkçe ismi bir yana, eminim ki her yeri sansürlenmiştir çünkü küfür ve argo tabirler var ve bunlar benim gözümde kitabı zenginleştiriyor ve yazarın tarzını filtresiz görebiliyorum.

Siz neler okuyorsunuz?

Herkese keyifli okumalar.

17 Temmuz 2015 Cuma

Vampirella Ne Okuyor: "Naomi & Ely's No Kiss List"

Aslında Vampirella dün geceye kadar Haw'ı okuyordu...

Büyük umutlarla başlamıştı ve kitabı seveceğini düşünüyordu. Virginia Woolf'un Flush'ını da sevmişti... Ancak beklendiği gibi olmadı. Kitap, beklediği gibi çıkmadı. Sigara içen, Muhterem Nur'dan bahseden, aşık olmak istediği için çiftleşmeyen bir köpekten bahsediyordu. Vampirella, bir hevesle başladığı bu kitabı altmış bir sayfadan sonra Goodreads'teki "unfinished" rafına kaldırdı. Belki daha sonra tekrar okurdu.

Derya İMER AYDINLIK (@vampirellaninguncesi) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Böylece sırada sabırla bekleyen bir diğer kitaba geçti: Naomi & Ely's No Kiss List.

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Vampirella Ne Okuyor: "What A Boy Wants"

Bu e-kitabı 2012'de Kindle Store'dan almıştım ancak şimdi okuma fırsatı doğdu. 

İnanılır gibi değil.


Sanırım o zamanlar bu kitabı, takip ettiğim, adını tam olarak hatırlamadığım için üzerinde durmayacağım bir sitede görmüştüm. Aslında konusu da ilgimi çekiyor ama aradığımı tam manasıyla bulamadım ve baş karaktere katlanmakta güçlük çekiyorum. Konusu demişken...

11 Nisan 2015 Cumartesi

Vampirella Ne Okuyor: "Kaçığın Kızı"

Vampirella, 1896'da basılan bilim kurgu klasiği The Island of Dr. Moreau/Dr. Moreau'nun Adası'nın genç yetişkin uyarlaması The Madman's Daughter/Kaçığın Kızı'nı okuyor.


Niyeyse DEX'in en iyi kitaplarının çoğu gözden kaçırılan, ses getirmeyen, "saklı hazine" misali sadece bir grup insanın bir şekilde eline geçirip okuduğu türden. Televizyonda saçma sapan dizilerin popüler olduğu bir ülkede insanların kitap tercihleri de beni şaşırtmıyor. Hiç okumamalarından iyidir. Herhalde? Neyse, işte bu kitap da onlardan biri. The Monstrumologist/Yaratık Avcısı da onlardan biriydi.

21 Şubat 2015 Cumartesi

Vampirella Ne Okuyor: Asla Eskimeyecek Bir Kitap

Vampirella, bir kez daha Harry Potter and the Deathly Hallows/Harry Potter ve Ölüm Yadigarları okuyor. Ancak bu sefer yazıldığı dilde.


Harry Potter koleksiyonumun yeni parçasını görmüşsünüzdür. Almışken okumamak, rafta bekletmek olmazdı. Tahmin yürütmek gerekirse, ben bu kitabı en az üç defa okudum diyebilirim ama bir kez daha okumak için sabırsızlanıyordum. Fakat elime geçtiğinde bambaşka bir kitabın ortasındaydım. Dan Brown'ın Inferno/Cehennem isimli, dördüncü Robert Langdon kitabını okuyordum. 

Söz konusu kitap, aşağıdaki fotoğrafta soylu şövalye Sir Eadwulf de Beaumais'nın hemen önünde görülebilir. = )


Kitap hakkında ne mi düşündüm?

10 Kasım 2014 Pazartesi

Vampirella Ne Okuyor: İki Kitap Birden


Witch Hunt/Cadı Avı, bir süre önce başladığım ama bir türlü devam etmeye fırsat bulamadığım bir kitap. Ne zaman okuyacak olsam, araya başka bir kitap giriyordu. En son bir kez daha okuyayım diye elime aldığım bir Harry Potter kitabı yüzünden rafa kaldırılmıştı. Şimdi tekrar devam ediyorum. Fakat yanında bir diğer kitapla birlikte.


Geçenlerde tiyatrodan bir arkadaşımın ödünç verdiği bir Eric Morris kitabına başladım. Böylece aynı anda iki kitap okuyorum. Biri kurgu, diğeri kurgu dışı olduğundan işler o kadar da zor değil.


24 Ekim 2014 Cuma

Vampirella Ne Okuyor: "Cadı Avı"


Aslında Vampirella'nın içinden pek bir şey okumak gelmiyor... 

Yine de bir şeyler okumaya çalışıyor.

Mesela şu Harry Potter serisinin dördüncü kitabına tekrar göz atıyor. Çünkü her sene mutlaka tekrar okuduğu kitaplar var ve Harry Potter ciltleri de bunlar arasında yer alıyor.

Sonra Witch Hunt/Cadı Avı da var. Ona yeni başladı. Kitapta iyi ki soy ağacı varmış diyor. Çünkü ilk andan isim yağmuru başlamış... Fakat ilginç bir konusu ve güzel bir amacı var.

Peki, ne oynuyor?


Vita'sında şu fotoğraftaki oyunlar var şu anda. 

Destiny of Spirits'te artık 57. saatini de geride bırakmış. Genellikle televizyondaki maç yorumlarını dinlerken bir yandan da OlliOlli, Harvest Moon: Hero of Leaf Valley yada Velocity 2X oynuyor.  O günkü ruh haline göre hangisini oynayacağı değişiyor. Diğerlerine heves etmiş ama henüz pek vakit ayıramamış.

Bazen masaüstü bilgisayarından Payday: The Heist oynuyor. Aslında konsolda DmC: Devil May Cry ve Crysis 3'ye de başlamış ama devam etmek içinden gelmemiş. Arda ziyarete geldiğinde ondan daha çok ilgilenmiş. Kim bilir, belki daha sonra bu oyunlara da geri döner ve ilerleme kaydeder.

İşte hepsi bu.

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Vampirella Ne Okuyor: "Yıldız Çarpması"

Vampirella, şu anda Mark Schreiber'ın Starcrossed/Yıldız Çarpması isimli kitabını okuyor.



Bu kitabın ne kadar eğlenceli olacağını daha ilk cümleleri okurken anlamış ve bunu düşünerek kitaplığıma eklemiştim. Çok fazla bekletmeden okumaya başladım ve bingo! Gerçekten sıradışı, eğlenceli, modern bir Romeo and Juliet/Romeo ve Juliet yorumu tadında ilginç ve sürükleyici bir hikayeyle karşılaştım. Şu anda 78. sayfadayım ve kitap toplam 270 sayfa sevgili okur. 

22 Temmuz 2014 Salı

Vampirella Ne Okuyor: "Shirley" ve "Dead to the World"

Vampirella, aynı anda birden fazla kitap okuyor: Shirley ve Dead to the World.

Kapağında Eric Northman'ın olduğu Dead to the World, adult paranormal romance serisi The Southern Vampire Mysteries'in dördüncü kitabı. Bu box set'i aldığım kitabevi (Virgin Megastore) kapanalı çok oldu ama ben hala setteki tüm kitapları okumadım. Bu TBR & Backlog dosyası çok işime yarıyor ama. Gördüğünüz gibi seriye devam ediyorum. Aslında bir ara kitabı elime almıştım ama nedense yarıda bıraktım. Bu arada, True Blood dizisini takip etmiyorum. Sadece ilk sezonunu izlemiştim ve dizide en sevdiğim karakter Lafayette'ti. Eric ile Bill arasında da vampirliği daha çok Bill'e yakıştırmıştım. Biliyorum, azınlıktayım. 

Shirley, Brontë'lerin (her seferinde alt + 137'ye basarak çıkartıyorum o harfi) okumak istediğim kitaplarından biriydi. Söylenenler doğruysa Charlotte bu kitaba adını veren karakteri kız kardeşi ve benim favorim olan Emily'den esinlenerek yazmış. İlk 130 sayfada Shirley'nin adı bile geçmiyordu ama sonunda kendisiyle tanışabildik. Bir buldog kırmasına sahip ki Emily'nin böyle bir köpeği varmış; yaptığı çizimlere bakabilirsiniz. Bu kitabın ayrıca bende manevi değeri var. Öyle ki illa bu baskısını alacaktım ve internette bulunca çok sevinmiştim. Fakat okurken kitap resmen elimde dağılıyor. Umarım parçalanmadan bitiririm ve sonra da tamir ederim.

Siz hangi kitabı okuyorsunuz? Herkese keyifli okumalar!

6 Temmuz 2014 Pazar

Vampirella Ne Okuyor: "Bahar Tanrıçası"


22 Haziran'dan beri ara ara okuduğum kitap P.C. Cast'in Goddess of Spring/Bahar Tanrıçası isimli kitabı. Aslında eğlenceli olacağını ve bir çırpıda kendini okutacağını düşünerek almıştım ama pek beklediğim gibi olmadı. İlk başlarda her şey iyi gidiyordu. Kırk üç yaşındaki baş karakterin işlettiği fırınla ilgili sıkıntıları, sonra hamurişiyle başlayan ritüel... Persephone olarak Hades'i ziyarete gitmesiyle işler çığırından çıktı. 

Yazar acaba sayfalara sürekli Batman yazmaktan bıkmamış mı diye düşünüyorum. Ben okur olarak bıktım çünkü.  

Çoğu zaman baş karakterin yaşına şaşırmak da mümkün. Çünkü kırk üç yaşındaki bir kadın gibi davranmıyor. İnanmak güç.

O bildiğimiz Hades'i de tam olarak yansıtamadığını düşünüyorum. Fakat belki de onun amacı Batman'den bahsetmekti. = ) Batman'i hayal ederken Hades'den ancak bu kadar ve bu şekilde bahsedebilirdi.

2 Kasım 2013 Cumartesi

Vampirella Ne Okuyor: 100. Kitap!

Goodreads istatistiklerine göre 2013'de okuduğum 100. kitap, bu yazımın konusunu oluşturuyor.



Colleen Houck, sıkı bir Twilight/Alacakaranlık hayranı. Bunu dile getirmeseydi dahi yazdığı kitaplarda yansımalarını görmek mümkün olurdu. Fakat okuduğum ilk kitabında rip-off diyebileceğim, o sınırı belirgin şekilde aşan benzerliklere rastlamamıştım. Tabii şu "Nefes al Bella," göndermesini de görmezden gelemeyiz. Diğer yandan, yazarın serisini özel kılan şeyin aslında karakterleri değil, sunduğu kehanetlerle örülü atmosfer olduğunu düşünüyorum. Yoksa süper güçleri olan ve kimsenin karşı koyamayacağı Kont Dracula misali erkeklere yüzlerce defa rastladık ve bu karşılaşma sırf genç yetişkin romanlarında da olmadı. Sevindirici olan, yazarın Hindistan'ı, Hint kültürünü yansıtmaya ikinci kitabı Tiger's Quest'de de devam etmesi. Henüz yarısını okuduğum kitap, her ne kadar ilk kitabıyla yarışacak seviyede bir okuma deneyimi sunmasa da alıştırdığı temalar üzerinde şık oynamalar yapıyor.

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Vampirella Ne Okuyor: "Göçebe" ve "Ink"

Uzun bir aradan sonra bu kategoride yeni bir yazı! Evet, gerçekten! = )



An itibarıyla biri yeni (2013 basımı), biri eski (orijinal metni 2008, elimdeki Türkçe'si 2011 basımı) kitap okuyorum: Ink ve The Host/Göçebe.

Açıkçası, Ink'i daha fazla bekletmeye gönlüm razı gelmedi. Japonya! Japon kültürü! Kendo! おやまあ!


Diğer yandan, The Host/Göçebe ile birlikteliğimizin dördüncü haftasına girmek üzereyiz. İlk başlarda, bu romanı bir "side read" olarak düşündüğüm için o anda okuduğum ana kitapların üzerine dökülmüş bir nevi sos vazifesi gördü. Fakat kitap beklediğimden daha leziz çıktı ve artık yüzde 60'lık bir kısmını da geride bıraktım. Bu noktadan sonra fikrim değişir mi bilmem ama benden yüksek bir puan alacağını hissetmeye başladım.


Her iki kitap için de birer inceleme yazısı karalamayı düşünüyorum ama ben plansız yaşayan biriyim, yani belli olmaz. Yine de takipte kalın. = )

15 Eylül 2012 Cumartesi

Vampirella Ne Okuyor: "Sweet Evil"

Bildiğiniz gibi, "Tanrı'nın evlatları" ile "insan kızların" biraraya geldikleri, günümüz İncil'inde geçmekte. İlginç ve akıl çelen bir konu, değil mi? Hal böyle olunca fantastik edebiyat, özellikle Hush, Hush ve Fallen/Düşüş gibi serilerin dünya çapındaki başarılarından sonra, bizlere Nephilim öyküleri sunmaya ara vermeden devam ediyor.



Henüz ilk 100 sayfasını okuduğum, toplam 447 sayfadan oluşan Sweet Evil'ın çıkış noktası ilgi çekici olsa da yazarın lafı uzata uzata, döndüre dolandıra anlatması açıkçası uykumu getirdi. Eğer uyumazsam, kitabı okumaya devam edeceğim!


Genel anlamda, bir melek ile iblisin aşkının meyvesi (!) olan 16 yaşındaki Anna Whitt, anne karnındaki halini bile hatırlayabilen, Patti isimli yardımsever bir kadın tarafından evlatlık edinilen doğa üstü güçlerle donanmış bir genç kız. Kilometrelerce uzaktaki bir kokuyu duyabilir, geceleri gayet net görebilir ve kulaklarının işitmeyeceği şey yoktur. Neredeyse. Benim en çok ilgimi çeken ise, daha önce Evermore/Sonsuz'da karşılaştığım, auraları görebilme özelliği. Mesela, öfkeli bir anında senin auranın rengini görebilir. Süper!

Bir de "kötü çocuk" (olmazsa olmaz!) Kaiden Rowe'umuz var. (Dikkat! İsmi "Kayden" şeklinde okunuyor.) O da gayet klişelere tutunmuş bir karakter. Diğer yandan, kitabın ilk 100 sayfasında yaşanan en büyük klişe, Anna'nın bir partide içeceğine ilaç katılmasıydı. Absürt.

11 Eylül 2012 Salı

Vampirella Ne Okuyor: "A Need So Beautiful"

2011'de ciltli, 2012'de ciltsiz versiyonu ile satışa sunulan A Need So Beautiful, insanlara yardım etmek için karşı konulmaz bir istek duyan Charlotte'ın hikayesi. Bu bahsettiğim istek, artık bir ihtiyaca dönüşmüş durumda. Ne zaman bu ihtiyacı duyacağını bilmeyen genç kızın bir anı bir anını tutmuyor. Yakın çevresine astım hastası olduğunu ve bu nedenle atak geçirdiğini söylüyor fakat biliyoruz ki bu ihtiyaç anlarında nefesi kesiliyor ve genellikle tüm vücudu sarsılıyor.




Hatırlanmak istiyorsam, yaşamak zorundayım.


Kitap, gerçekten ilginç bir şekilde açılış yapıyor. Charlotte'ın kriz geçirdiğini ve akabinde bir cenaze törenine gidip, hamile bir kadına karnındaki çocuğunun durumunun iyi olmadığını ve doktora gitmesi gerektiğini söylüyor. Tabii ki kadın şok oluyor ve hızlı adımlarla yanından uzaklaşıyor. Charlotte, ön sezilerine dayaranak, kadının hastahaneye gideceğini ve bebeğinin sağlık durumunu kontrol ettireceğini düşündüğü için rahatlıyor. Wow!

28 Ağustos 2012 Salı

Vampirella Ne Okuyor: "Paranormal Public"

Kindle Store'dan bedava indirilebilen Paranormal Public, tüm "paranormal yaratıkların" eğitim gördüğü, yatılı bir okulda geçiyor.




Kitap, Goodreads'de 272 kişinin oyuyla 4.10 gibi yüksek bir ortalamayı tutturmuş. Oy verenlerin %96'sı, kitabın 3+ puanı hak ettiğini düşünmüş.

Şu anda kitabın %10'luk kısmını bitirmek üzereyim. Bu tempoyu düşürmezse benden de yüksek bir puan alacak!

15 Haziran 2012 Cuma

Haber: Watersong Serisi Başlıyor

Amanda Hocking ismini mutlaka bir yerlerde duymuşsunuzdur. Ülkemizde de orijinal dilindeki kitaplarından bazıları satılan, genç yetişkin yazınının yeni yıldızlarından Hocking'in belki de en büyük özelliği, self-published (yani kendi imkanlarıyla kitabını yayımlayan) bir yazar olarak adını tüm dünyada duyurabilmesi. Hiç şüphesiz, bu başarıda aslan payı sosyal medyaya ve blogger'lara düşüyor ki yazar Switched isimli kitabının ön sözünde teşekkürlerini sunuyor.




Yazarın yeni serisi Watersong, St. Martin's Griffin etiketiyle Ağustos ayından itibaren okurların beğenisine sunulacak. Serinin ana teması, denizlerin güzel olduğu kadar korkunç da olabilen mitolojik kızları siren'lar.

Seriye ait ilk kitabın 7 Ağustos 2012'de, ikinci kitabın ise 2013'de yayımlanması planlanmış. Dört kitaplık bu seride, kitaplar sırasıyla Wake, Lullaby, Tidal ve Elegy isimlerini taşıyor.


Türk okurlarının da artık Amanda Hocking ile tanışma vaktinin geldiğini duyurup, yayınevlerimizi bir an önce yazarın kitaplarını Türkçe'leştirmeye çağırıyorum.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...