PS3 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PS3 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2015 Perşembe

Oyun & Müzik Alışverişi: Gran Turismo 6 ve Diğerleri

Oyunlardan ve müzikten bahsettiğim yeni bir alışveriş yazısıyla huzurlarınızdayım. Neler aldığımı merak ediyor musunuz?



Aslında bu yazının taslağını epeydir bekletiyorum. Yine de konuya girelim!

Yazıyı yazmama neden olan olay belli; PlayStation Store'da "Yaz İndirimleri" vardı ve ben eski bir yarış oyunu almıştım: Need for Speed: Hot Pursuit. Beklentilerimin üzerinde çıkan ve daha sonra internette insanların övgüyle bahsettiğini gördüğüm bu oyun eğlenceli anlar yaşamama vesile oldu. Ancak bana yetmedi! Beni hayatımda oynadığım en iyi oyunlardan biriyle tanışmaya itti. O oyun... Gran Turismo 6'di. = ) 

Böylece son günlerde aldığım ilk fiziksel oyun GT6 oldu. Toplam 1.200'den fazla arabanın olduğu bu oyuna tek kelimeyle bayıldım ve serideki bir sonraki oyunun çıkmasını hevesle bekleyen kalabalığa karıştım.

26 Temmuz 2015 Pazar

Oyun Alışverişi: Arşivime Eklenenler

Hem PlayStation platformlarında hem de bilgisayarda (yaşasın Steam!) bir dünya dijital oyunum olsa da arada sırada arşivime birkaç fiziksel oyun daha eklemek hoşuma gidiyor. İşte bu yazıda dün satın aldığım oyunlardan bahsedeceğim.



Oyunların ABD'de fiks bir fiyatı var ve oyun severlerin alışverişe çıkmadan önce kafalarında hiçbir soru işareti olmuyor. Ancak ülkemizde fiks bir fiyat söz konusu değil ve etiketler gerçekten inanılmaz. Örneğin; yine ABD'de $59,99 fiyat etiketiyle satılan bir oyunu mağazalarda 250 liraya satıyorlar ve doların tavan yaptığı şu günlerde bile (bunu yazarken 2,73'tü) biz aradaki uçurumu net görebiliyoruz. Ben, genellikle ya yurtdışından getirtiyorum ya da bireysel satıcıların olduğu birkaç web sitesini tercih ediyorum. Fotoğrafta gözüken AC IV: Black Flag'i Amazon'dan getirtmiştim mesela. Böylece en azından soyulduğunu hissetmiyorsun. = )

Bu kez sürüsüyle oynanacak oyunum olduğundan (bkz. TBR & Backlog) özellikle aradığım bir şey yoktu ama hem sıfır hem ikinci el oyun satan bir dükkanda karşıma çıkan iki oyunu saklamak üzere arşivime ekledim: Uncharted 2: Among Thieves ve Skate. Eli boş çıkmak olmazdı. 

19 Ocak 2015 Pazartesi

Oyun Alışverişi: Slender: The Arrival ve Assassin's Creed IV: Black Flag

Henüz oynamadığın oyun, senin için yeni oyundur ve arşivini genişletmek için hiçbir zaman geç değildir sevgili oyun sever. 



Slender: The Arrival, daha önce PC'de denediğim ve birkaç ay evvel PlayStation Store'a geldiğinde aklımın bir köşesine yazdığım muhteşem bir oyun. Belki de hayatımda oynadığım en korkunç şey. Yani, en basit örnekle gece yarısı ormanda el feneriyle dolaşırken karşına Slender Man'in çıktığını düşünsene. Oyunun sahibi Blue Isle Studios isimli ufak dev team'in kurucusu Alex Tintor bile oyunu oynarken çok korktuğunu söylemişti.

24 Ekim 2014 Cuma

Vampirella Ne Okuyor: "Cadı Avı"


Aslında Vampirella'nın içinden pek bir şey okumak gelmiyor... 

Yine de bir şeyler okumaya çalışıyor.

Mesela şu Harry Potter serisinin dördüncü kitabına tekrar göz atıyor. Çünkü her sene mutlaka tekrar okuduğu kitaplar var ve Harry Potter ciltleri de bunlar arasında yer alıyor.

Sonra Witch Hunt/Cadı Avı da var. Ona yeni başladı. Kitapta iyi ki soy ağacı varmış diyor. Çünkü ilk andan isim yağmuru başlamış... Fakat ilginç bir konusu ve güzel bir amacı var.

Peki, ne oynuyor?


Vita'sında şu fotoğraftaki oyunlar var şu anda. 

Destiny of Spirits'te artık 57. saatini de geride bırakmış. Genellikle televizyondaki maç yorumlarını dinlerken bir yandan da OlliOlli, Harvest Moon: Hero of Leaf Valley yada Velocity 2X oynuyor.  O günkü ruh haline göre hangisini oynayacağı değişiyor. Diğerlerine heves etmiş ama henüz pek vakit ayıramamış.

Bazen masaüstü bilgisayarından Payday: The Heist oynuyor. Aslında konsolda DmC: Devil May Cry ve Crysis 3'ye de başlamış ama devam etmek içinden gelmemiş. Arda ziyarete geldiğinde ondan daha çok ilgilenmiş. Kim bilir, belki daha sonra bu oyunlara da geri döner ve ilerleme kaydeder.

İşte hepsi bu.

22 Eylül 2014 Pazartesi

Oyun Alışverişi: PlayStation'da Retro Oyunlar ve Diğerleri

PlayStation Store'da kafama göre indirimler başlayınca -Retro indirimi ve Rising Star şirketinin onuncu yılı şerefine düzenlenen indirim- oynamak istediğim dört oyuna uygun fiyatlarla sahip oldum.

İşte PlayStation Vita'da oynamak için aldığım oyunlar:

14 Eylül 2014 Pazar

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #11: Payday 2


Co-op multiplayer oyunlara hayranım. Bugüne kadar en uzun süre oynadığım ve en çok sevdiğim co-op oyun Left 4 Dead'di. Left 4 Dead 2 pek yerini tutamamıştı. PS3'de Payday 2 oynamaya başladığım anda bu oyunu sevdim.

1995 yapımı Heat/Büyük Hesaplaşma'yı izlediniz mi? İşte size Payday serisinin en büyük ilham kaynağı. Takım elbiseli ve karizmatik gangsterlerimizle soygunculuk oynayıp önümüzde çıkanları deviriyoruz. Bu tür oyunların olmazsa olmazı muhteşem ve ölümcül silah çeşitlerini modifikasyonlarla zenginleştiriyor, level atlayarak dört ana gruptan oluşan (mastermind, enforcer, technician ve ghost) skill tree'leri fethediyoruz.

Aşağıdaki fotoğrafta soldan sağa Hoxton, Dallas, Wolf ve Chains. İşte son günlerde bu adamlarla birlikte yaşıyoruz. 




Gameplay'in ne kadar eğlenceli olduğunu oyun içi videolarında görebilirsiniz. Fakat oyunun havasına asıl etki eden şeyler bambaşka. Oynarken resmen bu ekibe dahil olduğunuzu hissediyorsunuz.

Mesela, aksiyon esnasında yaralanıp yere düştüklerinde, bir şeyle ya da birbirleriyle etkileşime geçtiklerinde karakterlerin söyledikleri laflar harika. Hepsinin belirli bir tarzı var ve eğlendirmeyi başarıyorlar. Bu noktada seslendirme konusunda ekibin ne kadar başarılı olduğuna da değinmek gerek. (Gerçi çok büyük bütçeli bir oyun olmadığı için çoğu karakteri ekipteki arkadaşlarına benzetmiş ve seslendirme görevini de aralarında halletmişler.) Şahsen özellikle Dallas'ın tam bir kötü adama yakışır, sigaradan bozulmuş sesini çok sevdim. Chains'in yere düştüğünde arkadaşlarına seslenirken resmen öldüğünü hissettiren, yarı ağlamaklı ve absürt nidalarını ve bazı görevlerin başlarında/sonlarında söylediği laflarla beni benden alan Vlad'i de unutmamak lazım. = )

13 Nisan 2014 Pazar

Alışveriş Notları: "Goddess of Spring" ve Diğerleri


Bir albüm, bir kitap, bir oyun ve bir kulaklık!

Mart'ın sonunda PS Vita aldıktan sonra yaptığım alışverişleri tahmin edebilirsin. Taşıma çantası, ekran koruyucu filmi, hafıza kartı... Tüm bu ufak tefek teknolojik harcamaların haricinde aldıklarımı bu yazıda aktaracağım sevgili okur.

Biliyorsun ki Placebo'yu çok severim. Son albümleri Loud Like Love çıktığında ve nereden alsam, nasıl alsam diye düşündüğüm sırada henüz Türkiye'ye gelmemişti. Geçen gün iTunes'dan dijital olarak almaya karar verdim. İlk dinleyişte bu albümden en sevdiğim şarkı "A Million Little Pieces" oldu. Bahsetmeye başlarsam, hakkını vermek için eskiden olduğu gibi "music blogger" kimliğime bürünmem gerekir. = )


Gelelim aldığım kitaba! "Hafif" bir şeyler okumak istediğinde eminim ki aklına gelen yazarlar vardır ve önce bu isimlerin kitaplarına yöneliyorsundur. Benim için bu yazarlardan biri P.C. Cast. Goddess Summoning/Tanrıça kitap serisinden daha önce Goddess of the Sea/Deniz Tanrıçası'nı okumuş ve beğenmiştim. Bu serinin ikinci kitabını da arşivime ekledim: Goddess of Spring/Bahar Tanrıçası. Kütük gibi gözükse de büyük ihtimalle bir çırpıda okunacak bir kitaptır. = )

Bildiğin gibi tüm dünyada indie oyunlar altın çağını yaşıyor. Tüm o grafik kalitesi yüksek AAA oyunları bir yana bırakıp bu ilk bakışta basit görünen ama aslında hiç de basit olmayan oyunları oynuyoruz. Yaratıcılıkta sınır tanımayan, bazen tek bir kişiden oluşan küçük oyun şirketleri, karşımızda muhteşem oyunlarla çıkıyorlar. Bu yazıda bahsedeceğim indie, Fez adını taşıyor.

15 Mart 2014 Cumartesi

Alışveriş Notları: "Farklı Türler" (Part V)

Yeni alışveriş notları yazımda bir kitap, üç oyun ve bir puzzle var. Keyifli okumalar!

Daha önce hiç 500 parçalık puzzle denememiştim. Gerçekten sabır gerektiriyor. Sanırım D&R'dan seçtiğim bu puzzle da bana pek yardımcı olmadı. Mesela, resimde o kadar çok benzer tonlarda çiçek var ki hangisini nereye koysam bilemiyorum. = )

O gün D&R'a gitmişken standdan bir Harlequin kitabı da çektim: Tempted by the Highland Warrior/Sessiz Savaşçı. (Goodreads'deki TBR listene Türkçe baskısını eklemek istersen, tıkla.) Bu da tıpkı puzzle gibi boş vaktimde deneyeceğim türden. Daha önce Harlequin'in Mystery serisinden bir kitap okumuştum ve eğlenceliydi. Aslında, yurtdışındaki paranormal Nocturne serisini de merak ediyorum. (bkz. Harlequin Nocturne.) 

Aldıklarım arasında üç tane de oyun bulunuyor: Grand Theft Auto: Episodes from Liberty City, Silent Hill: Homecoming ve Folklore. Özellikle son ikisini edindiğime sevindim. Çünkü bu aralar Japon oyunlarına merak saldım ve söz konusu oyunları sağda solda ele geçirmek de pek kolay olmuyor. Bir nevi Pokémon: "Gotta catch 'em all."

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...