oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #31: Punch Club



Saint-Petersburg'tan Lazy Bear Games'in geliştirdiği Punch Club'ta gelecek vaat eden amatör bir sporcunun, hem kariyer basamaklarını tırmanması hem de bir halk kahramanına dönüşmesi elimizde. Ancak söz konusu ucuz bir zafer değil. Hayat-iş-spor arasında mükemmel dengeyi tutturup müsabakalara katılmalı ve ringden muzaffer ayrılmayı bilmeliyiz.

Dövüşçümüzün liglere katılıp adım adım zirveye çıkarak şampiyonluğu tatması nihai amacımız fakat bunun için günlük temel ihtiyaçlarıyla birlikte gün be gün eksilen güç, çeviklik ve dayanıklılık seviyelerini de dikkate almamız gerekiyor. Evet, her gün antrenman yaptırmazsanız level atlamak şöyle dursun, elinizdekinden de oluyorsunuz. Bu durumda özellikle ringe çıkmadan bir-iki gün önce çalışmalara ağırlık verilmeli ki sporcumuz kendini iyice geliştirebilsin ve büyük an gelene dek fazla kayıp yaşamadan yüksek performans sergileyebilsin. Performans demişken...

25 Haziran 2016 Cumartesi

Alışveriş Notları: Kitap & Oyun




Alışverişime HumbleBundle'da başladım. Her Story, Read Only Memories ve Cibele'i içeren "Humble Narrative Bundle", tam bana göreydi. Daha sonrasında oynayıp çok beğendiğim ve övülmeyi hak ettiğine inandığım Her Story için yazdığım yazıyı okumadıysanız, işte burada duruyor. Read Only Memories ve Cibele'i henüz oynamadım ama ikisi de sırada.

20 Haziran 2016 Pazartesi

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #30: E3 2016: Aklımda Kalanlar

Bu seneki E3, Ubisoft'un iki saatlik upuzun konferansı, Microsoft'un yeni Xbox One & Windows 10 stratejisi, Sony PlayStation'ın konferans kavramına yepyeni bir anlam kazandıran şovu derken renkli, heyecan verici ve zaman zaman tuhaf anlara sahne oldu.



Şu dakikaya kadar Telltale Games'in yeni Batman oyununa varıncaya dek olup biten neredeyse her şeyden haberdar olmuşsunuzdur. Ancak önemli olan, bu kadar bilginin arasından sıyrılmayı başarıp akılda kalabilmek. 

En baştan belirtmem gerekir ki bahsedeceğim oyunlardan çoğu Sony PlayStation konferansında izlediklerimden oluşuyor. Bu senenin "kazananı" olduklarına da şu ana kadar gerçekleştirilen en iyi konferanslardan birine imza attıklarına da hiç şüphe yok. Öyle ki şov bittiğinde pozitif anlamda şaşırmış, heyecanlanmış, eğlenmiş ve hatta bir parça yorulmuş hissetmemek elde değildi. Her şeyden önce... Orkestra? Tek kelimeyle büyüleyiciydi. Konuşma ritmine ve bakışlarına asla alışamayacağım Shawn Layden'ın varlığı bile bu konferansı bozamadı... Elbette buradan da konu açılış oyununa geliyor, yani PS4 için geliştirilen yeni God of War'a.

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Alışveriş Notları: 4 Kitap, 1 Albüm, 1 Oyun

Book nerd'ler D&R mağazalarındaki indirimi mutlaka duymuştur. Ben de bu indirimde gördüğüm üç kitabı arşivime kattım. İlk önce İlber Ortaylı'nın Eski Dünya Seyahatnamesi'ni aldım ve okudum. Sonra doldurmam gereken biraz boş vaktim olduğunda Stephen Hawking'in meşhur A Brief History of Time: From the Big Bang to Black Holes/Zamanın Kısa Tarihi isimli kitabını aldım, bir cafede okumaya başladım ama kaplanlı kitap ayracım otuz üçüncü sayfada kaldı. Bir süre sonra tekrar bir D&R'a uğradığımda kampanyanın bitmediğini gördüm ve The Martian/Marslı'yı aldım. Tüm bunlar olurken bir ara bambaşka bir kitabevi zincirinden (Remzi?) Charles Dickens'ın A Tale of Two Cities/İki Şehrin Hikayesi'nin Wordsworth Classics baskısını aldım. Tanrım, bu baskılarda font minicik.

Görmek isterseniz kitaplar burada duruyor.




2 Nisan 2016 Cumartesi

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #28: Transistor

Bilim kurgu temalı action RPG Transistor, istilaya uğrayan Cloudbank şehri ve umutsuz aşıklarıyla sıradışı, büyüleyici ve akılda kalıcı bir deneyim sunuyor.




Bastion'la adını duyuran indie oyun şirketi Supergiant Games, bu oyunda bizi hem sevdiği adamı hem de sesini kaybeden ünlü ses sanatçısı Red'le tanıştırıyor. Red, artık sadece mırıldanabiliyor ve elinde taşıdığı devasa kılıcın içinde sevgilisinin ruhunu taşıyor. "Transistor" denilen bu büyülü nesneye hayat veren Logan Cunningham'ı da bu sırada tebrik etmek gerekiyor. Derinden gelen kadife gibi sesiyle oyunun atmosferine yaptığı katkı kesinlikle yadsınamaz. Öyle ki bu romantik ve hüzünlü sesin Red'e fısıldadığı tatlı saçmalıkları hiç bıkmadan defalarca dinleyebilirsiniz.

"I love you so much, Red. You know that, right? It's true. It's true! It's true..."

3 Mart 2016 Perşembe

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #26: Ether One

Hisleri anlamak ve empati kurmak, önyargılardan kurtulmak, kalıpların dışında düşünmek, yaratıcı olmak, farklı olmaktan korkmamak, birey olmak... Kişiyi değerli kılan yetilerin edinilmesinde ve geliştirilmesinde sanatın yol gösterici ve yüreklendirici rolü yadsınamaz. Sanatın birçok formunun bir araya gelmesiyle oluşan oyunlar da bizi hissetmeye, düşünmeye, keşfetmeye ve anlamaya sevk edebilir. 

Bir adventure/exploration oyunu olan Ether One, demans olarak bilinen hastalığın, yani bir tıp sözlüğüne göre "zihinsel işlevlerde organik kökenli ağır bozukluk sonucu hafıza karışıklığı, unutkanlık, dikkat gücü ve süresinde azalma, oryantasyon bozukluğu, kişilik değişimi ve depresyon ile belirgin durumun" ne olduğunu ve bununla mücadele eden bir hastanın neler yaşadığını göstermeyi amaçlıyor. Daha da iyisi, bu hastalığın semptomlarını ortadan kaldırmayı amaçlayan bir ekibin parçası olmamızı sağlıyor. 


Ether One'da sadece sesini duyduğumuz Phyllis isimli bir bilim kadını bizi bir demans hastasının zihnini araştırmaya davet ediyor. Böylece özel bir koltuğa oturuyor ve maceraya atılacağımız Pinwheel isimli bir maden kasabasına ışınlanıyoruz. İlk bakışta neredeyse hiçbir şey yokmuş gibi dursa da yakından bakıldığında yaşamın izi her yerde. Evet, bir zamanlar burada insanlar yaşamış, başlarından kimi yıkıcı kimi mutluluk verici olaylar geçmiş ve giderken değerli anılarını bırakmışlar. Kasabada, rıhtımda, madende dolaşıyoruz. Bulduğumuz gazeteleri, açık bırakılmış kitapları ve notları okuyoruz. Telesekreter mesajlarını dinliyoruz ve mektuplara göz atıyoruz. Fiziksel olarak tamamen yalnız kalsak da ara sıra etkileşime geçtiğimiz nesnelerle Phyllis'in bize tekrar seslenmesini sağlıyoruz. Pinwheel'deki görevimiz büyük önem taşıyor. Anıları kurtarmak elimizde.

18 Şubat 2016 Perşembe

Assassin's Creed Genç Yetişkin Romanı Oluyor

Bugün Ubisoft ve Scholastic'ten merak uyandıran bir haber geldi: Assassin's Creed, bir genç yetişkin serisi olarak kitaplıklarımıza girmeye hazırlanıyor.



On iki yaş ve üstü okuyucular için hazırlandığı belirtilen ve ödüllü yazar Matthew J. Kirby'nin kaleme aldığı serinin ilk kitabı Last Descendants,  bu sene eylül ayında aynı anda ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Australya ve Yeni Zelanda'da yayımlanacak. İkinci kitap ise Ocak 2017'de çıkacak.

Ne düşünüyorsunuz?
Okumak ister miydiniz?

10 Şubat 2016 Çarşamba

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #25: Yeni Gran Turismo Oyununu Beklerken

Geride bıraktığımız senenin ekim ayında duyurulan ve önümüzdeki ilkbahar aylarında beta seviyesine geleceği konuşulan Gran Turismo Sport için hazırlanan resmi tanıtım metninde şu cümle geçiyor: "Bugüne kadar sürüş oyunlarını hiç oynamamış kişiler bile, onların ne kadar eğlenceli olduğunu keşfedebilecek!" Bu ekip söylüyorsa, kulak verin. Çünkü ben de Gran Turismo serisiyle tanışana dek hiçbir yarış oyununda bu kadar çok vakit geçirmemiştim.





Şu anda birçok GT hayranının kafasında şu soru var: Gran Turismo Sport, GT7 mı? Bunun cevabını resmi Facebook sayfasında verdiler aslında. Görmeyenler için belirtmekte fayda var: Gran Turismo Sport, beklenen GT7 oyunu değil. Fakat bir prologue olmadığı da belirtiliyor.

Peki, insanı bu kadar heyecanlandıran ne? Neden Driveclub ya da Need For Speed gibi oyunlar yetmiyor?

2 Şubat 2016 Salı

Alışveriş Notları: PlayStation 4 (Ultimate Player 1 TB Edition)



Yeni yıl planlarımdan biri de bir PlayStation 4 edinmekti. Benim gibi neredeyse hayatının her gününü oyun oynayarak ve oyun haberlerini okuyarak geçirenler bilir ki şu sıralar 1 TB seçeneği ve genişleyen oyun kataloğuyla Sony'nin yeni konsoluna geçmenin tam sırası. Bu mevcut kütüphanede Uncharted 4: A Thief's End ve Gran Turismo Sport gibi ilkbahar ve yaz aylarında çıkacağı söylenen exclusive oyunları beklerken beni eğlendirecek birçok oyun bulunuyor.

12 Aralık 2015 Cumartesi

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #23: Merakla Beklediğim 2016 Oyunları

Bir oyun sever olarak 2016'dan beklediğim ne çok şey var!



Öncelikle Persona 5!

Bu yazıyı yazmayı düşündüğüm sıralarda GameInformer'da yeni bir röportaj yayınlandı. "New Persona 5 Details You Won't Find Anywhere Else" başlıklı yazıda adı üstünde başka hiçbir yerde bulamayacağım yeni detaylardan bahsediyorlardı. Bana sorarsanız röportajın en ilgi çekici kısmı ise P5 karakterlerinin kendi seçimleriyle maceraya atılmalarıydı. Hayatımda oynadığım en iyi oyunlardan biri olan P4G'deki karakterler, spoiler vermeden belirtmek gerekirse kendilerini bir dizi tehlikeli, ürpertici, heyecan verici olayın içinde buluyorlardı ancak P5 için durum biraz farklı olacak. Oyunun protagonisti, Ann, Ryuji, Yusuke ve Morgana, kişilik arayışları ve toplumu değiştirme arzusu sonucu kendi özgür iradeleriyle harekete geçecekler. Sonra bir de ortaya personamız Arsène (Arsène Lupin/Arsen Lupen) çıkacak tabii. Onu da unutmamak lazım. 

21 Kasım 2015 Cumartesi

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #22: Emily Is Away

Uzun bir geçmişi olan Final Fantasy gibi serilerin hala başarılı olmasının sırlarından birinin de nostalji hissi yaratması olduğunu söylüyorlar. Emily Is Away de bizi alıp geçmişe götüren oyunlardan.






2000li yıllara dönüyoruz. O günlerin popüler işletim sistemi Windows XP ekranı yine kendine has sesiyle bizi karşılıyor. Oturum açıyoruz ve sonrasında karşımıza AIM geliyor. Kullanıcı adımızı ve ismimizi yazdıktan sonra bağlanıyoruz. Arkadaş listemizdeki ilginç kullanıcı isimlerine bakarken birden "onun" bizimle yazışmaya başladığını fark ediyoruz. Bu fırsat kaçar mı? Hemen cevap veriyoruz ve işte her şey böyle başlıyor.

"Lisenin bitmek üzere olduğuna inanamıyorum," diyor Emily. Kimsenin memnun olmadığı, artık beynelminel bir gerçek olarak adlandırılabilecek "lise berbattır" muhabbetine girebiliyorsunuz. Sonra size üniversitede ne okuyacağınızı soruyor. Onun da seçeceği bölüm hakkında düşünmeye başladığını fark ediyorsunuz. Sorun şu ki liseden sonra kopacaksınız. Araya mesafeler girecek. En önemlisi de araya hayat girecek. Herkesin bambaşka insanlarla birlikte olması ve sonunda bambaşka bir insana dönüşmesi an meselesi.


4 Kasım 2015 Çarşamba

Oyun Alışverişi: The Walking Dead ve Battlefield 4

Oyun arşivim her geçen gün biraz daha büyüyor. Aynı şekilde TBR & Backlog listem de! 



Aslında bu yazıyı ekim bitmeden yazmıştım. Ancak taşındığım için bugüne kadar beklemek zorunda kaldı. Sanırım hiç yayınlamamaktan iyidir! Şimdi gelin neler aldığıma bakalım.

PlayStation Store'un "October Savings" kampanyasından Battlefield 4'u, Steam'in Telltale Games kampanyasından da The Walking Dead'in ilk sezonunu aldım. Türk silah sanayisini yurtdışında temsil eden UTAŞ UTS-15'in de yer aldığı Battlefield 4'u çıktığından beri denemek istiyordum ve indirim gerçekten kaçırılacak gibi değildi. Telltale Games'in ise daha önce The Wolf Among Us'ını oynayıp gerçekten çok beğenmiştim (kaçırdıysanız oyuna özel yazım da burada) ve TWD'nin beni hayal kırıklığına uğratmayacağını düşünüyorum.

17 Eylül 2015 Perşembe

Oyun & Müzik Alışverişi: Gran Turismo 6 ve Diğerleri

Oyunlardan ve müzikten bahsettiğim yeni bir alışveriş yazısıyla huzurlarınızdayım. Neler aldığımı merak ediyor musunuz?



Aslında bu yazının taslağını epeydir bekletiyorum. Yine de konuya girelim!

Yazıyı yazmama neden olan olay belli; PlayStation Store'da "Yaz İndirimleri" vardı ve ben eski bir yarış oyunu almıştım: Need for Speed: Hot Pursuit. Beklentilerimin üzerinde çıkan ve daha sonra internette insanların övgüyle bahsettiğini gördüğüm bu oyun eğlenceli anlar yaşamama vesile oldu. Ancak bana yetmedi! Beni hayatımda oynadığım en iyi oyunlardan biriyle tanışmaya itti. O oyun... Gran Turismo 6'di. = ) 

Böylece son günlerde aldığım ilk fiziksel oyun GT6 oldu. Toplam 1.200'den fazla arabanın olduğu bu oyuna tek kelimeyle bayıldım ve serideki bir sonraki oyunun çıkmasını hevesle bekleyen kalabalığa karıştım.

20 Ağustos 2015 Perşembe

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #20: Zero Escape: Virtue's Last Reward

İnsanlar birbirlerine neden ihanet ederler? 

Kimseye güvenemeyeceksen... 

O halde herkes ölmeli. 





Doğası gereği görsel romanların kıvrak zekaların kurguladığı derin ve çok katmanlı bir metne ihtiyacı olur. Başlarken beni tam olarak neyin beklediğini bilmesem de niche oyun severlerin övgülerle birlikte andığı Zero Escape: Virtue's Last Reward'ın beni en azından olay kurgusuyla etkileyeceğini hissediyordum. Bekletilerimin de ötesinde çıktığında kasvetli atmosferi ve gerçekle hayal arasındaki çizgide duran sahici karakterleriyle oynadığım en iyi oyunlardan birine dönüştü.

26 Temmuz 2015 Pazar

Oyun Alışverişi: Arşivime Eklenenler

Hem PlayStation platformlarında hem de bilgisayarda (yaşasın Steam!) bir dünya dijital oyunum olsa da arada sırada arşivime birkaç fiziksel oyun daha eklemek hoşuma gidiyor. İşte bu yazıda dün satın aldığım oyunlardan bahsedeceğim.



Oyunların ABD'de fiks bir fiyatı var ve oyun severlerin alışverişe çıkmadan önce kafalarında hiçbir soru işareti olmuyor. Ancak ülkemizde fiks bir fiyat söz konusu değil ve etiketler gerçekten inanılmaz. Örneğin; yine ABD'de $59,99 fiyat etiketiyle satılan bir oyunu mağazalarda 250 liraya satıyorlar ve doların tavan yaptığı şu günlerde bile (bunu yazarken 2,73'tü) biz aradaki uçurumu net görebiliyoruz. Ben, genellikle ya yurtdışından getirtiyorum ya da bireysel satıcıların olduğu birkaç web sitesini tercih ediyorum. Fotoğrafta gözüken AC IV: Black Flag'i Amazon'dan getirtmiştim mesela. Böylece en azından soyulduğunu hissetmiyorsun. = )

Bu kez sürüsüyle oynanacak oyunum olduğundan (bkz. TBR & Backlog) özellikle aradığım bir şey yoktu ama hem sıfır hem ikinci el oyun satan bir dükkanda karşıma çıkan iki oyunu saklamak üzere arşivime ekledim: Uncharted 2: Among Thieves ve Skate. Eli boş çıkmak olmazdı. 

2 Temmuz 2015 Perşembe

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #19: Hatoful Boyfriend

*Güncelleme: Artık YouTube kanalımda Okosan ve Sakuya'nın hikayesini izleyebilirsiniz.

Kuş olmadığım halde neden bu okulu seçtiğim sık sık soruluyor. Uzun hikaye.





Oyunun açılışında ilk karşılaştığımız karakter (yani kuş) arkadaşımız Ryouka. İlk dönem resmen başladığında ise derslerde niyeyse sürekli uykuya dalan sınıf öğretmenimizle ve hemen sonrasında okula yeni gelen transfer öğrencisi Fransız asıllı asilzade Sakuya Le Bel Shirogane ile tanışıyoruz. Gerçi havalı ve burnu büyük Sakuya, "avam kamarasıyla konuşmaya hiç niyetli değil".


26 Haziran 2015 Cuma

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #18: Otome Oyunları

Bugünkü yazımın konusu... Otome!

Yine bir Oyun Günlüğü yazısında bahsettiğim PSP oyunu Sweet Fuse: At Your Side'la o kadar çok eğlendim ki diğer otome oyunlarını da araştırmaya başladım. Bir ara NHK World'de izlediğim bir programda bu oyunların Japonya'da ne kadar popüler olduğunu görmüştüm ancak bildiğiniz gibi batıda niche ve bu nedenle çok fazla örneğine rastlayamıyorduk. Geçmiş zaman eki kullandım çünkü mucizevi bir şekilde son zamanlarda batıda bir visual novel/görsel roman patlaması yaşanıyor ve her geçen gün yeni bir oyunla tanışıyoruz.



22 Haziran 2015 Pazartesi

Oyun Günlüğü | The Game Diaries #17: E3 2015: Aklımda Kalanlar

Karşınızda sadece aklımda kalanlarla E3 2015!



Eminim ki tüm oyuncular bir şekilde bu seneki E3 ile ilgili haberlere ulaşmışlardır. Benim gibi çoğu zaman bağımsız oyunları kabarık bütçeli ve iddialı AAA projelerine tercih eden oyun seveler bile oyun sever olmanın getirdiği hissiyatla bir şekilde kendilerini konferanslarda neler olacağını, hangi yeni teknolojilerin tanıtılacağını, hangi yeni oyunların gün ışığına çıkacağını, sosyal medyada neler konuşulacağını merak ederken bulabiliyorlar.

9 Haziran 2015 Salı

Alışveriş Notları: Bir Oyun, Bir Boyama Kitabı

Yaptığım en son alışverişte okumak üzere bir şey almadım. Bunun yerine bir PlayStation Vita oyunu ile bir boyama kitabı aldım. İşte bu yazıda bunlardan bahsediyorum.

Görüldüğü üzere fiziksel Vita koleksiyonum bir nebze büyüdü. Aslında benim Vita oyunlarımın çoğu (burada elli oyundan daha fazlasından bahsediyorum) dijital. PlayStation Store'da yapılan kampanyaları düşününce dijital oyun almak genellikle daha mantıklı oluyor. Bu sefer fiziksel oyun almamın sebebi ise D&R'da gördüğüm bir kampanyaydı. Böylece uzun süredir oynamak istediğim hatta sırf el konsoluna gelecek diye ev konsolu versiyonunu tercih etmediğim Ubisoft'un muhteşem Child of Light koleksiyonuma katıldı.


19 Ocak 2015 Pazartesi

Oyun Alışverişi: Slender: The Arrival ve Assassin's Creed IV: Black Flag

Henüz oynamadığın oyun, senin için yeni oyundur ve arşivini genişletmek için hiçbir zaman geç değildir sevgili oyun sever. 



Slender: The Arrival, daha önce PC'de denediğim ve birkaç ay evvel PlayStation Store'a geldiğinde aklımın bir köşesine yazdığım muhteşem bir oyun. Belki de hayatımda oynadığım en korkunç şey. Yani, en basit örnekle gece yarısı ormanda el feneriyle dolaşırken karşına Slender Man'in çıktığını düşünsene. Oyunun sahibi Blue Isle Studios isimli ufak dev team'in kurucusu Alex Tintor bile oyunu oynarken çok korktuğunu söylemişti.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...