23 Temmuz 2013 Salı

İnceleme: Prophecy of the Sisters

Biri iyiliğin, diğeri kötülüğün temsilcisi iki kız kardeşin kaderi.



*Düşük dereceli spoiler alarmı.

19.yy'da geçen bu gotik masalın, aynı Lia ile Alice isimli varlıklı ikiz kardeşlerin kaderini bağlayan, kendi kuyruğunu yutan yılan gibi kendine has bir çekiciliği var.

Kehanet, büyü, astral yolculuk... Bu öksüz ve yetim kız kardeşler, görünürde ne kadar birbirlerine benziyorlarsa da karakter olarak fazlasıyla farklılar. Kitabın gözü Lia, iyi niyetin vücut bulmuş hali gibi. Diğer yandan Alice, sanki her davranışıyla kötülüğü çağrıştırıyor. Şu tam olarak adını koyamadığınız ama sezdiğiniz türden kötülük, işte bu kızın doğasında var. Her ne kadar bağlar artık kopma noktasına gelse de Lia kitap boyunca kız kardeşinin "iyileşmesini" umduğunu hissettirirken Alice de türlü çabalarla Lia'yı yoldan çıkartmaya çalışıyor. Bu, klasikleşmiş kardeş çatışmasından fazlası, çünkü ortada ucu çok eskilere uzanan bir kehanet var ki ikisinin de kaderini bir noktada kesiştiriyor.


Bu karanlık kitap, en basit tabirle "kendini okutuyor." Bir kere elinizi uzattığınızda, Michelle Zink'in sade anlatımı ve gizemli olay örgüsü kitabı elinizden bırakamamanız için geçerli bir sebep. İçinde bulunulan yüzyılın da verdiği o kasvetli, gotik atmosfer de eklenince her şey daha ilgi çekici gelmeye başlıyor.

Üç kitaplık bir serinin ilk kitabı olmasının da verdiği yükle, elimizdeki daha çok Lia'ya ve onun kehaneti keşfetmesine odaklanan bir roman. Ruhlarla iletişime geçebilen Sonia gibi ilgi çekici yan karakterleri de yok değil ama Alice bile sürekli gölgelerde dolanıyor.

Prophecy of the Sisters/Kehanet, iyice içinde kaybolduğumuz anda, tam da trajik bir olayın ertesinde bitiveriyor. Cevaplanmamış sorular ise bir sonraki kitaba kalıyor.

Puan: 4

4 yorum :

  1. Mertcan Ölçer23 Temmuz 2013 15:18

    Konusu farklıymış. ^_^ Gerçi astral seyahat biraz... garip geldi. :D

    YanıtlaSil
  2. ben almayı düşünürdum, değerlendirme için teşekkürler şimdi daha bir olumlu bakar oldum:)

    YanıtlaSil
  3. Benim geçen senelerde Türkçe edisyonu ile okuduğum bir kitap. Aradan 2 yıl geçmesine rağmen Epsilon unuttu sanırım seriyi. Ve yorumuna kesinlikle katılıyorum, bir şekilde kendine çeken bir olay akışı var. Bana Libba Bray serisini hatırlatıyor. Devam kitabı çıksa da okusak diyorum :D

    YanıtlaSil
  4. Ben pek beğenmemiştim bu kitabı :/

    YanıtlaSil

Linkwithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...