8 Ekim 2013 Salı

İnceleme: Anna Dressed in Blood

O evden uzak dur. Çünkü o ev, Anna Karlov'a ait.



*Düşük dereceli spoiler alarmı.

Kitabın ilk sayfalarında evvela Thesius Cassio Lowood ile tanışıyoruz. (Evet, son derece sıradışı bir ismi var ve bu ismini Yunan mitolojisi meraklısı babası ve Shakespeare hayranı annesine borçlu.) Kısaca Cas diyeceğimiz kahramanımız, hayaletlerle savaşarak onları "ait oldukları yere" gönderiyor. Anna ile karşılaşana dek.

Öncelikle, kitabın romantizme değil gizeme ve maceraya odaklandığını belirteyim. Bir tür çakma ve bu nedenle de etkisiz Twilight/Alacakaranlık okumayacaksınız. Bu kitap, şu Edward the Vampire yerine herhangi bir yaratık konularak bir çırpıda oluşturulan romanlardan değil. Daha çok yazarın kitapta yer yer göndermeler yaptığı Buffy the Vampire Slayer ile kült film Ghostbusters/Hayalet Avcıları arasında bir yerlerde duruyor. Yer yer esprili, kendisiyle dalga geçebilen bir boyuta ulaşan kitapta Cas ile Anna'nın ilişkisi arka kapakta belirtildiği kadar ön planda değil ki bu, bence olayların seyrine pozitif etki ediyor. Anna ile tanışana kadar geçen sürede önce Cas'i tanıyor ve tam olarak "hayalet avı" mitine yazarın nasıl baktığını öğreniyoruz. Sonrasında Anna geliyor ve yazar insta-love (aniden aşk) klişesine düşmemeye dikkat ederek kitabı derinleştiriyor. Diğer yandan, her ne kadar istemese de Ghostbusters/Hayalet Avcıları misali bir ekibe de liderlik yapmak zorunda kalan Cas, bu yolla arkadaşlığın kelime anlamını keşfediyor.

Okulun kraliçe arısı, zihin okuyabilen bir yeniyetme, aileden bir cadı, motosikletli haydut tadında orta yaşlı bir büyücü ve yarışmaya (!) telefonla katılan Londralı asilzade kıvamında bir aile dostu. Kitabın yan karakterleri de oldukça renkli ve bazen eksantrik. Sanki hepsi New Orleans'da yaşıyormuş gibi. Fakat kitapta yer bulmak için birbirleriyle çatışıyor gibiler. Hiçbiriyle tam manasıyla kaliteli vakit geçiremiyoruz.

Tüm bunlar bir yana, kitabın en güzel yanı Kendare Blake'in anlatım tarzı. Yukarıda saydıklarımı daha önce başka kitaplarda da görmüş olabiliriz ve zaten anlatılmayan ne kaldı ki? Fakat yazar, aktarırken eğlenceli ve merak uyandırıcı bir ton yakalamayı başarıyor. Türün meraklısına ve önümüzdeki Cadılar Bayramı'na uygun, dozunda gerilimli bir kovalamacaya tanık olmak isteyenlere tavsiye ederim.


Orijinal Adı: Anna Dressed in Blood
Yazar: Kendare Blake
Anahtar Kelimeler: Hayalet, Büyü, Arkadaşlık, Aşk.
Puan: 4


4 yorum :

  1. peki TÜRKİYE'de yayımlanacak mı??

    YanıtlaSil
  2. Martı Yayınları çıkaracaktı sanki ama ses yok herhalde..

    YanıtlaSil
  3. Merakım ikiyi katlandı.

    YanıtlaSil
  4. 2 gün önce bitirdim çok güzel bir kitaptı bitirdiğim gece aklıma *SPOİLERRRR* sonda çıkan hayalet varya vodoo cu falandı o geldi zor yattım :D

    YanıtlaSil

Linkwithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...