fantastik kitap serileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fantastik kitap serileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2018 Pazar

Ön İnceleme: Meleklerin Çılgınlığı

Artemis Yayınları'nın geçtiğimiz günlerde sosyal medyada tanıttığı ve bu seneki İstanbul Kitap Fuarı'nda okurlara sunduğu A Madness of Angels/Meleklerin Çılgınlığı'nı merak ediyorsanız bu yazı tam size göre.

meleklerin_cilginligi_kitap


İlk romanını henüz on dört yaşındayken yazan 1986 doğumlu Kate Griffin'in (Catherine Webb ve Claire North olarak da biliniyor) Matthew Swift serisi, 2009'da okurların karşısına çıkmış. Yayımlanan ilk kitap A Madness of Angels/Meleklerin Çılgınlığı, tahmin edeceğiniz üzere seriye adını veren karakterin başından geçenleri anlatıyor. Şöyle ki ansızın öldürülen büyücü Matthew Swift, iki sene sonra hayata geri dönüyor ve kendini Londra'daki evinde buluyor. Bu saatten sonraysa doğaüstü varlığının amacı onu öldürenden (ve hayata geri döndürenden) intikam almak oluyor. 

Öncelikle belirtmek gerekir ki bu bir genç yetişkin kitabı değil; büyü temalı bir urban fantasy ve yetişkin kitap severlere hitap ediyor.

Romanın ilk sayfalarına göz atmaya başlamadan önce Türkçe baskıdan da kısaca bahsedeyim. Etiket fiyatı 39 lira olan bu kitap, ciltsiz ve 588 sayfadan oluşuyor. Çevirmeniyse daha önce Marilyn Kaye, Bella Andre, Christina Dodd, Kathryn Caskie imzalı bazı kitapları dilimize çeviren Selin Gül Seçer. Bildiğiniz üzere Artemis Yayınları birçok kitabında orijinal kapak kullanmıyor. Bu yeni kitabın kapak tasarımını, orijinal kapakla kıyaslayıp bir fikir oluşturmanız için aşağıya bakmanız yeterli olacak. Serideki bütün kitapların kapak tasarımlarını ise yazının sonralarına doğru bir yerlerde bulabilirsiniz. Bu arada Türkçe kapağın üstünde büyük harflerle "dijital çağın yeni fenomeni" yazdığı dikkatinizi çekmiştir; aslında kitabın orijinal kapağında şu cümle geçiyor: "Digital çağın Yokyer'i... bu sene okuyacağınız en iyi kitaplardan biri" SFX ("Neverwhere for the digital age... one of the best books you'll read this year" SFX) Her şey bir yana taa 2009'da yayımlanmış bir kitabı 2018'de Türk okurlara sunarken "yeni fenomen" denmesi...

A_Madness_Of_Angels


Şimdi Kate Griffin'in bizim için neler yazdığına birlikte göz atalım.

Yazarın "biz" diyerek öyküyü anlatmaya başlamasından görünürde tek kişi olan başkarakter Matthew Swift'in benliğinde (ruhunda?) bir kişiye daha yer açtığını ya da açmak zorunda kaldığını anlıyoruz. Londra'daki evinde gözlerini açtıktan sonra bu gizemli varlığın sesini duyuyor. Evi artık yuvası olmaktan çıkmış; içinde daha önce görmediği eşyaları barındırıyor. Karakter, dolabı açıp kendine ait olmayan kıyafetleri üstüne geçiriyor ve vücudunu kontrol ettiğinde aldığından emin olduğu yaranın yok olduğunu fark ediyor; kemikler düzelmiş, teninde bir iz dahi kalmamış. Aynada eskisinden farklı birini görüyor; en çok da artık kahverengi değil, soluk mavi olan gözleri dikkatini çekiyor. Evde sesler duyduğunda mutfağa yöneliyor ve orada evin yeni sahipleriyle karşılaşıyor. Bu beklenmedik karşılaşma dört kişiden oluşan bu küçük grubu şoke ettiğinden aralarından biri çığlığı basıyor. Evin içinde aniden ortaya çıkan adamın karşısında atılan bu korku dolu çığlık, birtakım şeylerin netleşmesine yol açıyor. İşte o anda Matthew, hayatta sahip olduğu ve sahip olmak istediği her şeyin hiçliğe karıştığını anlıyor. Bu düşünceyle birlikte kendini sokağa atıyor ancak nereye gitmesi gerektiğiyle ilgili hiçbir fikri yok. Yürüyor, düşünüyor, yürüyor...

Artık evsiz kaldığına göre Matthew Swift şimdi nereye gidecek? 
Şu "biz" konusu da ne öyle? Bu vücudu kiminle paylaşıyor? 
Ve en önemlisi de... onu kim öldürdü ve kim hayata geri döndürdü? 

Aslında kitabın konusunun ilgisi çekici olduğunu düşünmüştüm fakat yazarın üslubuyla ilgili olumsuz düşünceler edindim. Henüz kitabın başında olduğumdan, yazarın heyecanlı gelişmeler eşliğinde beni okumaya ikna etmesini bekliyordum ancak o öyküyü detaylara boğmuştu ve bu da okuma isteğini satır satır yok etti.

20 Şubat 2018 Salı

Ön İnceleme: Holly Black'in Yeni Kitabı The Cruel Prince

Holly Black'in yeni kitabı The Cruel Prince'ten daha önce 2018'de Yayımlanacak Merak Uyandıran Genç Yetişkin Kitapları yazımda kısaca bahsetmiştim. Yeni yılın ilk günlerinde DEX, sosyal medya hesaplarında kitabın Türkçe tercümesinin yıl içinde yayımlanacağını belirtmişti. Bu yeni yazıda ise kitaba biraz daha yakından bakma fırsatımız olacak.

Holly Black'in Yeni Kitabı The Cruel Prince


Şimdiden ikinci ve üçüncü kitabının da çıkacağı müjdelenen The Folk of the Air isimli bu yeni seri, epey başarılı bir başlangıç yaptı. 2 Ocak 2018'de yayımlanan ve Amazon'da çok satan kitaplar arasındaki yerini alan ilk romanın, Goodreads'te 16,896 kişi tarafından değerlendirildiğini görüyoruz; 8.244 kişi tam puan verirken sadece 174 kişi bir puanı layık görmüş. 

Ben, Holly Black'in fikirlerini ilginç bulur ama kitaplarına temkinli yaklaşırım. Eski romanlarından The Darkest Part of the Forest da beni pek eğlendirmemişti. Bu kitapta işler değişir mi dersiniz?

Öncelikle belirtmek gerekir ki şiddet içeren sahneler okumak size göre değilse bu kitabı okumaya başlamadan önce biraz düşünmeniz yerinde olacaktır. Henüz ilk sayfalarda üç kız çocuğunun gözü önünde kılıçla öldürülen anne babadan bahsediyorum... Son derece rahatsız edici ve okur yorumlarına bakacak olursak kitabın derinliklerinde bizi daha fazla şiddet bekliyor. 

Goodreads'te kan, şiddet, vahşet, insanlık suçu içeren kitapların etiketlerle belirtilmesi hiç fena olmazdı aslında. Hımmm....

5 Ocak 2018 Cuma

Yeni Kitap: Everless (by Sara Holland)

Minnesota'nın küçük bir kasabasında doğup büyüyen Sara Holland, üniversiteden mezun olunca yazarlık hayalini gerçekleştirmek için New York'a gitmiş. İlk kitabı Everless, geride bıraktığımız salı günü, yani 2 Ocak 2018'de meşhur HarperTeen etiketiyle yayımlanınca bu hayali gerçek olmuş. 



Sempera Krallığı'nda vakit nakittir -- kelimenin gerçek anlamında. Örneğin; borcu olan bir kişinin hesabı kapansın diye kanından ömrü ayrıştırılır ve kanın yeni sahibi, yani alacaklı, daha fazla yaşama hakkına sahip olur. Böyle bir düzende fakirler ezilirken aristokratlar yüzlerce yıl yaşayabilmektedirler.

Krallıktaki en güçlü ailelerden biri de Gerlinglerdir. Jules Ember'la babası, onlara bir zamanlar "Everless" diye anılan saray gibi malikanelerinde hizmet etmişlerdir ancak bir gece yarısı kaçıp gitmeleri şart olmuştur. Aradan on sene geçer ve Jules babasının ölmek üzere olduğunu anlar. Bu durumda "zaman kazanmak" için malikaneye geri dönmek zorunda kalır. 

Jules malikaneye geri döndüğündeyse gizli kapaklı olayların ortasına düşer ve bir daha asla görmeyeceğini düşündüğü iki önemli kişiyle karşılaşır. Kitabın tanıtım metnine, Jules'un vereceği kararın hem kendi kaderini hem de zamanın kaderini değiştirebileceği de yazılmış.

Ne düşünüyorsunuz?
Okumak ister miydiniz?

Şimdiden keyifli okumalar.

20 Temmuz 2017 Perşembe

Harry Potter Serisine Yeni Kitaplar Ekleniyor

Para makinasına... öhöm! Harry Potter serisine Harry Potter: A History of Magic ve Harry Potter: A Journey Through A History of Magic isimli iki yeni kitap bağlanıyor. 



Harry Potter: A History of Magic, okurları Hogwarts'ta işlenen Simyadan İksire, Bitki Bilimden Sihirli Yaratıkların Bakımına kadar birçok derse davet edecek. Harry Potter: A Journey Through A History of Magic ise J.K. Rowling'in daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış çizimlerine ve taslaklarına yer verecek. Kitapta ayrıca Jim Kay'in illüstrasyonları ve British Library (Britanya Kütüphanesi) arşivinden çıkartılan objeler de bulunacak. Her iki kitap da 20 Ekim'de okurların karşısında olacak.

Ne düşünüyorsunuz?
Kitapları okumak istiyor musunuz?

12 Haziran 2017 Pazartesi

Yeni Genç Yetişkin Kitapları: Haziran 2017

Aynı anda birçok genç yetişkin serisini takip ediyorsanız hızdan başınız dönebilir. Ancak tek bir seriye odaklandıysanız, merakla beklediğiniz o devam kitabı sizi uzun bir süre peşinden sürükleyebilir. Haziran 2017 de beraberinde birçok okurun sabırla beklediği popüler serilerin devam kitaplarını getiriyor ve aynı zamanda tüm okurları yeni başlayan serilerle tanışmaya davet ediyor. 


Popülaritesi günbegün artan Victoria Schwab, Monsters of Verity serisinin ikinci romanı Our Dark Duet'la 13 Haziran'da okurların karşısında olacak. Genç yetişkin yazınının önde gelen kalemlerinden Richelle Mead'in ülkemizde de yayımlanan The Glittering Court/Işıltı Sarayı serisinin ikinci romanı Midnight Jewel da 27 Haziran'da yayımlanacak. Bu kitabın dilimizdeki baskısının ne zaman çıkacağını sosyal medyada ara sıra Artemis Yayınları'nı yoklayarak öğrenebileceğinizi düşünüyorum. Bir dönem DEX'in ülkemizde temsil ettiği yazarlar arasında yer alan Kiersten White'ın geride bıraktığımız sene başlayan The Conqueror's Saga'sının ikinci romanı Now I Rise'ın da 27 Haziran'da raflara gireceğini ekleyeyim.

14 Ekim 2015 Çarşamba

İnceleme: Duman ve Kemiğin Kızı

Canavar, canavar olduğunu düşünmez.




Dilekçik, şing, şanscık, gavriel, bruksis! Keçi suratlı, boynunda kitap boyunca bir türlü sırrına vakıf olamadığımız bir lades kemiği taşıyan, boynuzlarında ulak kuşunu ağırlayan Brimstone’la tanışan insanların hayatını kolaylaştıracak sihirli objeler bunlar. Ancak her biri için bir bedel ödenmeli.

Bir yerlerde çocuklar çekilen dişlerini yastık altına koyduklarında diş perileri gelip bu diş karşılığında onlara bir sürpriz bırakıyor. Eh, bizim buralarda böyle şeyler olmuyor. Yine de bu tüyler ürpertici “dilek taciri” Brimstone’u hayal edebilmemize engel değil. Laini Taylor’ın her biri birkaç hayvanın ve bazen de insanın karışımından oluşan büyülü Kimeralarıyla lacivert saçlı ve kim olduğunu öğrenmek için çırpınan protagonisti Karou, Prag’dan Marakeş’e kadar haritada genç yetişkin yazını için sıklıkla gözükmeyen lokallerde karşımıza çıkıp bizi maceraya sürüklüyorlar. Aslına bakılırsa kitabın ilk sayfasını çevirdiğimizde karşımıza çıkan “melekle şeytanın aşkı” konulu pek de ilgi çekici olmayan yazıya aldırıp akla okuduğumuz sayısız paranormal aşk hikayesinde bizi bunaltan klişeleri getirmemek gerekiyor. Çünkü bu roman, diğerlerinin arasından ustaca sıyrılmasını biliyor.

10 Eylül 2013 Salı

Özel Röportaj: Jodi Meadows İle "Asunder" Üzerine

Thank you, Jodi Meadows!


Ülkemizde ilk romanı Incarnate/Ruhsuz ile geçtiğimiz sene yayımlanmaya başlanan gizemli, ürpertici ve romantik distopya serisi Newsoul/Yeni Ruh'un devam kitabı Asunder'ı da DEX ekibi yayımlayacak. Henüz elimizde net bir tarih olmasa da hem ilk kitabı hatırlamak hem de ikinci kitabın heyecanına ortak olmak için aşağıdaki yeni röportajıma göz atabilirsiniz.



Seriyi, hakkında hiçbir fikri olmayan birine anlatmaya başladığımda söz Dossam'e gelince o evrenin Mozart'ı olduğunu söylüyorum. Bu adamı yaratma fikri nereden geldi? Lütfen bize biraz Dossam'den bahset.

Dossam kesinlikle o dünyanın Mozart'ı—müzik açısından. (Kişiliklerinin epey farklı olduğunu düşünüyorum.)

Ana'yı tanımak için üzerinde çalıştığımda, onu bulup evine alan Dossam'in sadece sevimli bir adam olamayacağını fark ettim. Özel biri olmalıydı—dikenli kalkanını kırıp Ana'yla daha derinden bir bağlantı kurabilecek biri.

Hayatım boyunca müziğin gücünün farkındaydım. Ruh hallerini etkileyebiliyor, fiziksel reaksiyonlara neden olabiliyor ve tabii ki "müzik vahşi hayvanı yatıştırır" sözü de var. (Vampirella'nın notu: Bunun kültürümüzde karşılığı yok. Belki "müzik ruhun gıdasıdır" denilebilir ama burada daha çok "yılanı deliğinden çıkartmak" gibi bir anlam taşıyor.) Ana kesinlikle vahşi bir hayvan değil ama canı yanmış ve hayatı boyunca maruz kaldığı suistimal nedeniyle tanıması zor biri. Dossam, onunla müzik aracılığıyla etkileşime geçiyor ve usulca istismarcının eseri olan keskin hatlarını yumuşatmaya yardım ediyor.

23 Şubat 2013 Cumartesi

İnceleme: Born at Midnight

Doğaüstü güçlere sahip gençlerin yaz kampına hoş geldiniz.



398 sayfa ve 42 bölümden oluşan Born at Midnight, aileleri tarafından "sorunlu" olarak görülen, aslında doğaüstü güçlere sahip gençlerin toplanarak, kendilerini ve birbirlerini tanımaya çalıştıkları bir kampta geçen olaylara odaklanıyor.

4 Aralık 2012 Salı

Özel Röportaj: Amy Plum

Thank you, Amy Plum!




Ülkemizde de ilgi gören Die for Me/Benim İçin Öl kitabının yazarı Amy Plum ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdim. Serinin devam kitaplarını beklerken, bu eğlenceli söyleşiye de göz atabilirsin!

Vampirella: Seni Die for Me/Benim İçin Öl kitabını yazmaya yönelten neydi?
Amy Plum: Paranormal Romance türünde yazmak istedim ama genellikle hakkında yazılan doğaüstü varlıklardan birini kullanmak istemedim. Bu da kendi "canavarımı" yaratmam gerektiği anlamına geliyordu. Ne oldukları hakkında bir süre düşündüm ve  mitolojilerini de yazdıkça keşfettim.

Hikayeyi Paris'e yerleştirmek de kolay bir seçimdi. New York ve Paris benim yeryüzünde en sevdiğim yerler ve yirmili yaşlardayken Paris'de beş sene yaşadım, yani daha genç bir kişi olarak nasıl görüneceğini biliyorum. Zaten çok iyi bildiğim birçok mekanı kullandım: eski dairem Jules'un stüdyosu, müzeler benim avlandığım mekanlar hatta bir Vespa'nın üstünde yakışıklı bir ressamın arkasında şehri gezdiğim bile oldu! Yani, bu kitap benim ilk kurgu çalışmam olduğu için daha gerçekçi kılacak birçok gerçek-hayattan-alınma mekanı ve olayı kullandım.

Vampirella: Hiç Vincent gibi biriyle çıktın mı?
Amy Plum: Vincent, tanıdığım birçok Fransız çocuğun ortak karışımına dayanıyor. Karakter olarak oldukça tipik bir Fransız ama ona, önemli olduğunu düşündüğüm için büyük bir doz da centilmenlik kattım. Eğer hayatımda Vincent gibi biriyle tanışmış olsaydım, kesinlikle gitmesine izin vermezdim!

23 Kasım 2012 Cuma

İnceleme: Günahkar Doğan

Cate Cahill, cadı olmak istemiyor, evlenmek istemiyor, rahibe olmaksa hiç istemiyor.




Born Wicked, piyasadaki çoğu genç yetişkin romanının ortak formülünü benimsemiş: "Normal" olmak isteyen genç kız, aşk üçgeni oluşturmak için gereken yakışıklı genç erkekler ve gizemli bir uyarı notu/mektubu.

27 Eylül 2012 Perşembe

Özel Röportaj: Marianne de Pierres

Thank you, Marianne de Pierres!


Ülkemizde sene içinde yayımlanan, Night Creatures/Gecenin Yaratıkları serisinin ilk romanı Burn Bright/Kaçış Adası, ilgiyi hak eden, sıradışı bir kitaptı. Şimdi ise kitabın yazarını daha yakından tanıma vakti!

Vampirella: Ixion baştan çıkartıcı ve tehlikeli bir yer. Daimi gecenin, daimi gençliğin ve uykusuzluğun diyarı olduğu belirtiliyor. Bu fikir aklına nasıl geldi?
Marianne de Pierres: Gece hayatı ilgimi çekmişti ve insanlar, uyku ihtiyacı duymasalardı nasıl olurlardı diye merak ettim. Daimi gençlik aklıma daha sonra geldi. Romanlarda sıkça olduğu üzere, fikirler kesişti ve komple bir hikayeye dönüştüler.

Vampirella: Retra ile aranda herhangi bir benzerlik var mı?
Marianne de Pieres: Retra'yla ikimiz zorlu gençlik yolculuklarından geçtik—fakat çoğu insan bunu deneyimlemiştir, yani sanırım bu birçok insanın ortak hikayesi—azınlığın değil. O oldukça ciddi bir karakter ve sanırım bu özelliği paylaşıyoruz.


Vampirella: Gecenin Yaratıkları serisini sadece 5 kelimeyle ifade edebilir misin?
Marianne de Pierres: Aaaah! Zor ama deneyeceğim. Arkadaşlık, kendini-anlama, sadakat, aile, fazilet.

19 Eylül 2012 Çarşamba

Özel Röportaj: Maria V. Snyder

Thank you, Maria V. Snyder!



Bildiğiniz gibi, Eylül ayının bomba kitaplarından biri de Maria V. Snyder'ın Zehir Ustası/Poison Study isimli romanı. İşte bu merak uyandıran fantastik romanın ülkemizde yayımlanması şerefine, yazarı ile eğlenceli bir röportaj gerçekleştirdim. Hepsi şimdi VampirellaninGuncesi'nde!

Vampirella: Zehir Ustası'nın harika bir konsepti var! Bu fikri nasıl buldun?
Maria V. Snyder: Orson Scott Card'ın How to Write Science Fiction and Fantasy isimli kitabını okuyordum. Üçüncü bölümde, Card, yazarın ana karakteri seçmeden önce bir takım soruları cevaplaması gerektiğini söylüyordu. Şöyle yazmıştı, "Sıkça—özellikle ortaçağ fantazyasında—yazarlar, öykülerinin liderlerle ilgili olması gerektiğini düşünürler. Krallar ve kraliçeler, dükler ve düşesler—abartılı derecede güçlü olabilirler, evet ama genellikle özgür değillerdir. Eğer gücün insan toplumlarındaki işleyişini anlayabiliyorsanız, davranışlarını tahmin edemeyeceğimiz özgür karakterlerin,  genellikle gücün kaynağından uzakta yer aldığını bilirsiniz."

Bu yorum bana, önemli olaylara şahit olabilecek kadar gücün kaynağına yakın duran bir insanı düşündürdü fakat bir Prens ya da Prenses değildi. Yemekleri tadan bir insanı düşündüm ve birden aklımda bir sahne belirdi. Muhtemelen Kralın gözü önünde zehirlenmiş bir yiyeceği tadan bir kadın gördüm. Kral korkunç derecede  içi burkularak kadını izliyordu, çünkü ona aşık olmuştu. Bu durum, kadını merak etmemi sağladı. O kimdi? Neden oradaydı? Neden bir Kral ona aşık olmuştu? Ve Zehir Ustası doğdu. Ve akabinde Komutan geldi, Kral'a suikast düzenledi ve tüm hikayemi değiştirdi!

Vampirella: Yelena ile aranda herhangi bir benzerlik var mı?
Maria V. Snyder: Birkaç tane var. =) İkimiz de çok inatçıyız. Hikayemi, yayımlamak isteyen birilerini bulana kadar birçok yayınevine ve ajansa gönderdim. İkimiz de oldukça bağımsızız. Tek başıma seyahat ederken sorun yaşamam ve kendi başımın çaresine bakabilirim. İkimiz de öğrenmeye açız. Kitaplarım için araştırma yapmayı seviyorum. Fakat o benden daha cesur! Belanın kaynağını düşünmeden saldırıya geçiyor, ben ise geride kalıp, durumu analiz ederim. Ve o daha hazır cevaptır—benim iyi bir cevap bulmam günler sürer ama bulduğumda da iş işten geçmiş olur.

22 Ağustos 2012 Çarşamba

İnceleme: Dark Kiss

Michelle Rowen'ın Nightwatchers serisinin ilk kitabı olan Dark Kiss, 2011'de ciltli, 2012'de ise ciltsiz edisyonu ile kitap severler ile buluştu. Bizleri yeni bir tür melek mitiyle tanıştıran kitapta, her şey bir öpücükle başlıyor.



*Düşük dereceli spoiler alarmı.

348 sayfalık romanda, Samantha'nın nicedir hoşlandığı yakışıklı çocuk tarafından mucizevi bir şekilde öpülmesine tanık oluyoruz. Bu öpücüğün ardından ruhunu yitiren genç kız, bir Gri'ye dönüşüyor ve sokakta tanıştığı "kafası karışık" melek Bishop ile, yeni yeteneklerini kullanarak zorlu bir maceraya atılıyor. Bishop'ın önderlik edeceği melekleri ve şeytanları, Samatha'nın "yön bulma gücü" sayesinde tespit edip, garip ve vahşi bir ritüel ertesinde kendi safına katması gerekiyor. Ekip tamamlandığında, Bishop tüm şehri sarmalayan Grilerden kurtulmayı ve yeni Grilerin yaratılmasını önlemeyi amaçlıyor.

25 Haziran 2012 Pazartesi

İnceleme: İblis Hançeri

Bu kez "acemi iblis" Sophie Mercer'in başı daha büyük bir dertte.




"Mr. Darcy" kılıklı Konsey Başkanı babasıyla tanışmak ve hiç de hoşlanmadığı iblisliğin aslında tam olarak ne olduğunu öğrenmek üzere İngiltere'ye davet edilen Sophie, yanına pembe renk düşkünü vampir arkadaşı Jenna'yı da almayı ihmal etmiyor. Fakat işler pek de planlandığı gibi gitmiyor ve İngiltere'de tüm Prodigium'larin korkulu rüyası olan Göz ile karşılaşıyor. Göz'ün en büyük kozu ise Sophie'nin, Hecate Hall'da aşık olduğu tatlı sert büyücü Archer Cross.

12 Mart 2012 Pazartesi

İnceleme: Club Dead

Charlaine Harris'in yarattığı, vampirlerin "Japon icadı" sentetik kan içtiği, şekil değiştiriciler, kurtadamlar ve çeşitli fantastik/mitolojik yaratıklarla örülü True Blood evreni oldukça ilgi çekici.





Serinin üçüncü romanı Club Dead'de (Türkçe'ye "Kulüp Ölüsü" adıyla çevrilmiş) protagonistimiz güneyli barmaid Sookie Stackhouse'ı yine büyük bir şok bekliyor. Kitabın ilk sayfalarında açıklandığı, özetinde geçtiği ve bu nedenle spoiler sayılmayacağı için belirtmekte bir beis görmüyorum: vampir erkek arkadaşı Bill Compton kayıp! Aslında "kayıp" demek de tam manasıyla durumu anlatmaya yetmiyor. Çünkü, kötü amaçlarla kaçırılmış olma ihtimali de söz konusu. Bu durumda, şapşal ve sempatik "zihin okuyucumuz" Sookie de erkek arkadaşına kavuşabilmek için maceraya atılmadan duramıyor. Bu macera sırasında defalarca şiddete maruz kalıyor ve çeşitli fantastik yaratıklarla başa çıkmak zorunda kalıyor. Kısacası, başına gelmedik iş kalmıyor desem yeri.

10 Kasım 2011 Perşembe

İnceleme: Muhteşem Yaratıklar



Bana kendinden bir parça veriyordu, sadece ona ait olan bir parça. Bu duyguyu unutmak istemiyordum, dilediğim an bakabilmek için fotoğrafını çekmek istiyordum.

Sonsuza kadar böyle kalmak istiyordum. Maalesef beş dakika sürdü.




Kitabın kapağını kaldırdığımızda, ithaf kısmında "her yerdeki farklı ve toplum dışına itilmişlere. Düşündüğünüzden çok daha kalabalığız." yazısı gözümüze çarpıyor. Önümüzdeki bu paranormal/fantastik kitap, aslında küçük Amerikan kasabalarına dair sosyolojik yorumlarla dolu. İşte bu medeniyetten uzak ve dışarıdan bakanlar için son derece sıradan olan küçük kasabalardan biri olarak okuyuculara takdim edilen Gatlin'de, kitabın pratogonisti Ethan Wate ile tanıştırılıyoruz.

2 Eylül 2011 Cuma

İnceleme: Beyin Okuyan




Neden Kitap tarafından yayımlanan Gifted/Seçilmiş serisinin ikinci kitabı, ilk kitapta tanıştığımız zihin okuyabilen Jenna isimli karaktere yoğunlaşıyor.

İlk olarak, kitabın son derece amatör bir çeviriye sahip olduğunu belirtmeden edemeyeceğim. Gerek Amerikan kültürünü tanımamaktan ileri gelen, günlük deyişlerin yarım yamalak çevirileri, gerek kitabın adına kadar sirayet eden "beyin okuyan" tarzı mantıksız hatalar kitaptan alacağınız zevki baltalayacaktır. Öte yandan, elimizdeki kitap ilki gibi bir çırpıda okunabilecek kadar eğlenceli.

16 Ağustos 2011 Salı

İnceleme: Ghostgirl

Hawthorne Lisesi'nde kimsenin umursamadığı Charlotte Usher, asla hayal ettiği ilgiyi göremez ta ki öldüğü güne kadar.


She was a dead girl having the worst panic attack shed ever had. Not because she was afraid of dying, but because she knew that she would never live again.
*Düşük dereceli spoiler alarmı.

Aşık olduğu popüler çocuk ile tam yakınlaşma fırsatını yakaladığı anda boğazına kaçan sakızdan ötürü diğer aleme göçen ana karakterimiz Charlotte'ın ikinci yaşamı, kitabın ilk sayfalarında okuyucuya takdim ediliyor. Hayatı boyunca beklediği ilgiyi göremeyen Charlotte, bu trajik ölümün (!) ardından bir numaralı konuşma konusu oluyor ve adeta efsaneleşiyor. Tabii ki tüm bunlardan oldukça utanan hayalet Charlotte, asla kavuşamayacağı gencin peşinden ruhani varlığıyla koşuşturmaya devam ediyor. Bazen çok sarsıcı da olabilen bu ufak maceralar, çoğunlukla okuyucuyu güldürüyor. Neticede, o yeni yetme bir hayalet ve bazı kuralları öğrenmesi gerekiyor.

14 Ağustos 2011 Pazar

Pek Yakında: Silence (by Becca Fitzpatrick)

Becca Fitzpatrick'i dünya çapında şöhrete kavuşturan muhteşem Hush, Hush serisinin 3. kitabı Silence yayına hazır.


Amerika'da 4 Ekim 2011'de raflara girecek olan Silence, yılın en çok merak edilen kitaplarından biri.

13 Ağustos 2011 Cumartesi

İnceleme: Beden Hırsızı

1949 doğumlu Amerikan yazar Marilyn Kaye tarafından yaratılan Seçilmiş/Gifted serisinin ilk kitabı Out of Sight, Out of Mind/Beden Hırsızı eğlenceli bir okuma deneyimi sunuyor.



Ben bir hayalet değilim.

Kitabın henüz başındayken, Tracey Devon isimli 'şekil değiştirici' kızın günlüğüne karaladığı çok özel sırlarla yüzleşiyoruz. Her ne kadar birçoğumuzun yetenek ya da süper güç olarak algılayabileceği bir özelliği olsa da, Tracey'nin bunu bir 'lanet' olarak algıladığını kurduğu negatif ve oldukça pessimist cümlelerden anlayabiliyoruz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...