fandom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fandom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2015 Cuma

Harry Potter: Koleksiyonumun Yeni Parçası

Eminim. Severus Snape'e tamamen güveniyorum.


Yabancıların "book hoarder" dediği insanlardan biri değilim. Kitaplarımın bir kısmını bağışlıyorum, bir kısmını dağıtıyorum, bir kısmını da kitaplıklarımda tekrar okunmak üzere saklıyorum. Ancak çok sevdiğim kitapların farklı baskılarını biriktirmek hoşuma gidiyor. En son aldığım hediye, UK adult baskılarından The Deathly Hallows da bu kategoriye giriyor.

Daha önce Robinson Crusoe 389 aracılığıyla yurtdışından The Philosopher's Stone ve The Chamber of Secrets getirtirken de bu baskıları tercih etmiştim fakat onlar ciltli değildi. Aradaki farkı görmek için ciltli ve ciltsiz baskıları yandaki karede bir araya getirdim. Evet, zamanla yaprakları biraz sarardı. Bir de fotoğrafta görüldüğü üzere son derece hassas olan ince siyah kapaklar ilk okumada zedelendi ama yine de bence muhteşem görünüyor.

29 Ekim 2014 Çarşamba

Ekran Başında: Bill Cosby ve Lekelenen Çocukluk Anılarımız

Yazıma hiçbir ünlüye hayran olmadığımı belirterek başlamak istiyorum. Fandom, bana göre bir kavram değil. Genç Marlon Brando'nun dünyanın en güzel ünlüsü olduğunu düşünüyorum. Grace Kelly'nin tepeden tırnağa hoş ve zarif olduğunu düşünüyorum. Ancak bu "fan olmak" değil; bu insanlara hayran değilim. Gözümde kimse idolleşmiyor. Diğer yandan, bir de sevmek var. İster istemez çok sevdiğin filmlerdeki, dizilerdeki oyuncuları da seviyorsun. Bazen biraz, bazen çok. Ya kendine ya çok sevdiğin birine benzetiyorsun. Aynı senin gibi, aynı onun gibi. Sadece yetişkinlik hayatında değil çocukken de bazı ünlüleri sevmiştin. Mesela, Bill Cosby'yi. Büyüdüğünde o çocukluk anılarının lekelendiğini görmek işte bu yüzden berbat bir şey.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...